YAZARA MAİL GÖNDER Boğamızı vermeyiz!

YAZARLAR

İnsanı sinir hastası eder bunlar! Yeni marifetlerinden biri, yıllardır Kadıköy Altıyol meydanında duran boğa heykelini geri istemek oldu.
Milli Saraylar Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Kadıköy Belediyesi'ne başvurmuş: "Altıyol'da duran 'Dövüşen Boğa' heykelini iade edin... Beylerbeyi Sarayı'nın bahçesinde duran eşinin yanına koyacağız..."
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk çok doğru bir tavır alarak bu talebe karşı çıkıyor:
"Heykeli halktan niye uzaklaştırıyorsunuz? Bu heykel Kadıköy'e mal olmuş durumda. Adeta ailenin bir parçası... Eğer illa da eşi ile buluşturmak istiyorlarsa... Eşini de bize versinler, Altıyol'a koyalım."
İşte bu kadar!
Bazı hayvan heykelleri gerçekten de saray bahçelerine yakışır: Geyik, at, köpek gibi... Çünkü kralların (padişahların) ava çıkmasıyla ilgilidirler. Geyik hem zarif hayvandır, hem de avlanır. At ve köpek ise avcının yardımcısıdır.
Tabii bir de aslan heykelleri vardır ama onlar daha çok merdiven başlarını süsler. İmparatorların gücünü temsil eder.
Buna karşılık, 'Dövüşen boğa' hiç de o tür nezih mekânlara uygun sayılmaz. Saray bahçesinde burnundan soluyan boğaların işi ne Allah aşkına?
"Boğa heykelleri illa da saray bahçesinde duracak" diye bir yasa, bir yönetmelik olmadığına göre (ki varsa da değiştirmek gerekir)... O halde tam tersini yapalım ve boğanın kardeşini de Kadıköy'e getirelim.

Tam 8 yıl önceydi...
Sürekli okurlarımız hatırlar: Yıllar önce Fenerbahçe Kulübü'nün simgesi kanarya değil, boğa olsun demiştim. Hatta Aktüel dergisi bu öneriyi tartışmaya açmıştı. (31 Mayıs 2005)
Bu önerinin kaynağı elbette hayattı. F.Bahçe o yıl şampiyon olmuştu. Kulüp, Selami Başkan'dan izin alarak boğa heykeline sarı lacivertli forma giydirmişti.
Niye? Çünkü taraftarlar boğa heykelini zaten seviyor, önünde fotoğraf çektiriyorlardı. Kulüp de o sevgiyi pekiştirmek istemişti.
Bunun doğru bir yaklaşım olduğu hemen ortaya çıktı. Holiganlar gece gelip heykelin formasını yırttılar. (Geçen yıl da sarı-kırmızı boya atmışlardı.) Bunun üzerine boğaya yeni bir forma giydirildi ve yırtılmaması için nöbet tutuldu.

F.Bahçe Parkı daha uygun
Selami Başkan, "Eşini de getirip Altıyol'a koyalım" diyor. Olur, ama ben kendi açımdan buna katılmıyorum.
Bir boğa, F.Bahçe'yi simgeler... İki boğa ise takımın değil, mücadelenin simgesidir.
Benim önerim, ikinci boğanın Fenerbahçe Parkı'na yerleştirilmesi...

Simgelerin gücü adına
Not:
Simgelerin hayattaki rolü ve işleyişi üzerine düşünmemiş olanlar için, kartal-aslan-kanarya kıyaslamaları çocukça bir düşünce gibi gelebilir. Hâlbuki gayet mantıklı...
BJK "kartalının" ve G.Saray "aslanının" yanında, "kanarya" fevkalade cılız bir öge... Yani doğanın terazisine vurduğumuzda denk değil.
Bakın mesela Trabzonspor'a "hamsi" dediler, aynı dengesizlik yüzünden tutmadı. Şimdi "fırtına" deniyor ve "simge söz" olarak çok yakışıyor. Mesela "Karadeniz esintisi" denseydi; yine uymazdı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.