YAZARA MAİL GÖNDER 'Pantolon' mu 'pantalon' mu?

YAZARLAR

Geçen günlerde değindiğim Türkçe meselesine okurlarımız büyük ilgi gösterdi. Konuşacak, tartışacak o kadar çok nokta var ki...
Mesela bazı okurlar, Bilgisayar Terimleri Sözlüğü'nden hareketle, İngilizce "reset" kavramı için "sıfırlamayı" kullandıklarını belirtiyor.
Aralarında anlaşıyorlarsa devam etsinler. Ancak şunu bilelim: 1) "Reset etmek", sıfırlamak değildir. 2) Yıllarca insanların "reset" yaptığı ortamlarda bulundum, kimse "makineyi sıfırladım" demedi.

Bilgisayar neyi saymaz?
Hasan Celal Güzel
aradı: "Dil meselesi çok önemli; iyi ki yazıyorsunuz..." dedi. Laf arasında konu "bilgisayar" kelimesine geldi.
Biliyorsunuz ben bu kelimeyi rahatça kullanırım ama kavramsal açıdan sevmem. Çünkü bilgi, "sayılan" bir varlık değildir. Doğa kanunlarını, teorileri, örüntüleri sayamazsınız. Sayılabilenler, adı üstünde, sayısal olanlardır; yani verilerdir, sayılardır...
Batılı icat ettiği bu alete boşuna hesaplayıcı (computer) dememiş. Bir ara Türkiye'de "elektronik beyin" kullanılıyordu ki o daha uygun bir sözdü.
Ray Kurzweil gibi bazı düşünürler... Bilim ve teknolojinin katlanarak ilerlemesinden hareketle, 30 yıl içinde bilgisayarların insan zekâsını aşacağını öne sürüyor.
Öyle bir gün geldiğinde dahi (ki inşallah gelmez) bilgisayarlar bilgiyi saymayacak.

Pantolon tartışması

Bir de dilimize girmiş yabancı kelimelere, Türkçe açısından değil de geldiği (yabancı) dil açısından bakanlar var.
Örneğin yazar, çevirmen, hukukçu Şiar Yalçın, yıllarca "Yanlış kullanıyoruz, pantolon değil pantalon olmalı" dedi.
Köken açısından makul bir çağrıydı: Fransızcada o nesneye "pantalon" deniyor. 2010'da kaybettiğimiz, tam yedi dile vakıf Şiar Bey bence olayın ruhunu kavrayamamıştı: Kendimizi niye yabancı bir dilin mantığıyla sınırlayalım ki?
Nitekim halk, Şiar Yalçın ve onun gibi düşünenlere aldırmadı. Bence de Türkçenin ahengine daha uygun olan pantolon ile devam etti.

Alfabe meselesi
Bu arada tartışılması gereken bir itirazla karşılaştım: Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı'na üzerinde hat sanatıyla Hüseyin Barack Obama yazılmış bir plaket hediye etti ya... Okurumuz soruyor: "O yazı niye Arap harfleriyle yazılmıştı?"
Okurumuz eleştirisinde, Atatürk'e ve alfabe inkılabına dayanıyor. Yani ulusalcı bir tavır alıyor.
Ben milliyetçi ya da ulusalcı değilim. Ancak hediye benim de tuhafıma gitti. Çünkü... Arap harflerinin, hat sanatına çok uygun olduğunu biliyoruz. Şahane hat çalışmaları var; insan bakmaya doyamıyor.
Ama şu da bir gerçek: Bir hat sanatçısı benim adımı bugün kullandığımız Latin harfleriyle yazmıştı. Beklemiyordum: Şaşırtıcı derecede güzel olmuştu.
Başkan Obama, Türkiye'ye gelse ve İsrail'in özrünü kabul edip buzları eritmeye başladığı için Başbakan'a, Recep Tayyip Erdoğan adının İbranice yazıldığı bir plaket hediye etse... Ne olur?
Mütekabiliyet
ilkesi bizi ne tuhaf noktalara götürüyor; değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.