YAZARA MAİL GÖNDER Üçüncü Köprü: Alevileri rencide etmek şart mıydı?

YAZARLAR

Boğaz'a Üçüncü Köprü'nün temeli atıldı. Ben eleştirilerin çoğuna katılmıyorum:
Marmara faylarının yarattığı ciddi deprem tehlikesi nedeniyle kentin Karadeniz'e doğru kayması makul görülebilir.
Açılacak yollar nedeniyle ağaçlar kesilecektir. Ancak günümüzün imkânları kesilen bir ağacın yerine çok daha fazlasının dikilmesini sağlıyor.
Kafkaslar ile Balkanlar'ın birleştirilmesi sadece Türkiye için değil, dünya ekonomisi için de önemli bir adımdır.
Öte yandan yeni köprüye konulan ismi çok yadırgadım: Yavuz Sultan Selim... Nedeni şu:
Türkiye'de bazı isimler, bazı kesimleri rencide ediyor. 75 yıl önce Dersim'de kadın, çocuk ve yaşlıların yaşadığı köyleri uçakla bombalamış Sabiha Gökçen'in adının bir havaalanına verilmesi nasıl yanlışsa... (Hem de "Vecihi Hürkuş" dururken...)
Milyonlarca Alevi vatandaşın hayırla anmadığı bir padişahın adının, adeta nazire yaparcasına Üçüncü Köprü'ye verilmesi aynı derecede yanlıştır.
Çoğunlukla siyasi hesaplarla, bazen de incelikten yoksun mülahazalarla AK Parti böyle tercihler yapabiliyor. Buna karşılık köprünün adının yumuşak üslubuyla tanınan Cumhurbaşkanı Gül tarafından açıklanması çok tuhaftı.
Orgeneral General Mustafa Muğlalı adının kışlaya verilmesinden rahatsız olduğumuz günler ne çabuk unutuldu?
İlla da padişah adı verilecekse... Osmanlı modernleşmesine fevkalade önemli katkılarda bulunmuş... Ayrıca Boğaz'a köprü yapılmasına ilişkin planlar yaptırmış II. Abdülhamit'in adı oraya daha çok yakışmaz mıydı?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.