YAZARA MAİL GÖNDER Kimyasal meselesi: Obama yanılttı mı?

YAZARLAR

Seymour Hersh'i duymuşsunuzdur:
Çok ünlü bir Amerikalı gazeteci... Vietnam Savaşı sırasında Amerikan askerlerinin yaptığı My Lai köyü katliamını 1969'da ortaya çıkarmıştı.
Duayen gazeteci, yaşamı boyunca ortalığı birbirine katacak türden haberlerin peşinde koştu. Tam da bu yüzden iktidar sahiplerini fena halde kızdırdı.
ABD askerlerinin Irak'taki Ebu Garib hapishanesindeki mahkûmlara yönelik insanlık dışı uygulamalarını da 2004'te yine o ortaya çıkarmıştı.
Gazeteciliğin Nobel'i sayılan Pulitzer Ödül sahibi Seymour Hersh bugün 76 yaşında. Ancak köşesine çekilmiyor. İktidarları sarsmaya devam ediyor.
Son iddiası çok ilginç... Özetle şöyle diyor: "Başkan Obama, Suriye Devlet Başkanı Esad'ı muhaliflere karşı kimyasal silah kullanmakla suçlarken, Amerikan halkına doğruyu söylemiyordu."

Delil çok, gerçek yok

Olayı hatırlarsınız... 21 Ağustos 2013 günü Şam kentinin Doğu Guta banliyösünde zehirli sarin (sinir) gazı kullanılmış ve sonuçta yüzlerce kişi ölmüştü...
Bir süre sonra ABD, kırmızıçizginin aşıldığını söyleyerek müdahalede bulunacağını açıklamıştı... Ancak Başkan Obama daha sonra fikir değiştirmiş ve Suriye'ye operasyon konusunu Kongre'ye soracağını açıklamıştı.
Bu arada Esad'ı destekleyen Rusya da sürece aktif biçimde müdahil olmuştu.
Neticede müdahaleden vazgeçildi...
ABD ile Rusya, Esad'ın elindeki kimyasal silahlara el konulup imha edilmesi konusunda anlaştı.
Hersh, ayda iki kez yayınlanan London Review of Books dergisine yazdığı Whose Sarin? (Kimin sinir gazı?) başlıklı uzun makaleyle bizi tekrar ağustos ayına götürüyor. Hatırlarsınız: Esad kimyasal kullandığını asla kabul etmemişti (ki bu beklenen bir durumdu)... Rusya ise Esad'a karşı savaşan El Kaide uzantısı El Nusra grubunu suçlamıştı (ki bu da kimseyi şaşırtmadı)...
Ancak ortalık doğru mu, yanlış mı olduğu tam olarak belirlenemeyen haberlerle doluydu. Herkesin elinde bir sürü delil vardı: Kimi Esad'ı, kimi El Nusra'yı zanlı olarak gösteren deliller...

El Nusra ve sinir gazı

Hersh'in söylediği ise kabaca şöyle: "ABD yönetimi 21 Ağustos saldırısını Esad'ın yaptığını iddia ederken; elinde hiçbir kanıt yoktu... Kimyasal silah depoları bilinen Suriye ordusu, yerdeki ve gökteki istihbarat araçlarıyla anbean izleniyordu...
Öte yandan El Nusra'nın kimyasal silah üretebildiği, ABD istihbaratı tarafından çoktandır biliniyordu... Hatta istihbaratın elinde, 21 Ağustos saldırısının El Nusra kaynaklı olduğuna dair bilgiler vardı... Ancak o konunun üzerine gidilmedi... Biriken malumattan, daha sonra cımbızlama yapılarak Esad suçlandı...
Çünkü ABD yönetiminin işine böylesi geliyordu..."
Peki, bu iddialar bizi şaşırttı mı?
Hayır. Sürekli okurlarımız hatırlayacaktır:
Muhalefete karşı giderek güçlenen Esad'ın, kimyasal kullanmasının hiç de mantıklı olmadığını yazmıştık. ABD'yi ve müttefiklerini kışkırtmaya ne gerek vardı? ("Canavar Ama Aptal Değil", 24 Ağustos) Bunları yazdığım için beni suçlayanlar, acaba şimdi utanırlar mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.