YAZARA MAİL GÖNDER "Ölme, çek! Darbeci Paşa" bedduası

YAZARLAR

Siyasi gündem o kadar hızlı akıyor ki "Fethullah Gülen beddua mı etti yoksa mülaane mi yaptı" tartışması bile şimdilik geride kaldı.
Halbuki çok ilginç bir konu beddua...
Üstelik bazı yorumcuların iddia ettiğinin tersine, hiç de sıra dışı bir olay değil. Diyanet İşleri, "Beddua İslam ahlakına aykırıdır" diye açıklama yaptı ama dinleyen kim: Bu kültürde her zaman lanetler okundu, okunmaya da devam ediyor.
Bana inanmayan, dünkü ve bugünkü kültürümüz üzerine fevkalade öğretici kitapların editörlüğünü yapan Emine Gürsoy Naskali'nin derlediği Lanet Kitabı'na göz atsın.
Ben kitaptan çok ilginç şeyler öğrendim. Mesela başlıktaki "Ölme, çek! Darbeci Paşa" ne anlama geliyor?
Araştırmacı yazar Mehmet Aktaş aktarıyor... 1960'larda henüz küçüktür, ilkokula gitmektedir.
Siyasi ayrımların farkında değildir. Bir arkadaşı, "Ben CHP'liyim, sen de CHP'li ol" der. Mehmet anlamaz. Annesine sorar: "Biz Halk Partiliyiz, değil mi anne?"
Ondan onay beklerken annesi şaşkın ve öfkeli gözlerle bakarak şöyle der: "Halk Partisi de nereden çıktı; biz Menderesçiyiz bir kere."
Ardından ekler: "Menderes'i Halkçılar astı, bilmiyor musun yoksa?"
Küçük Mehmet'in annesi en çok eski cumhurbaşkanlarından Cemal Gürsel'e öfkelidir. "O astırdı Adnan Menderes'i..." der oğluna: "Ama Allah yanına bırakmadı, milletin lanetine uğradı. Ölmek bile nasip olmadı ona, bir seneye yakın komada yaşadı."
Mecazların manasını tam anlayamayan Mehmet hayretle sorar: "Milletin lanetine uğrayınca insan ölmez mi?" Annesi, "Ölmez elbette, işte böyle çeker" der: "Millet ona mektuplar göndererek, 'Cemal Gürsel, ölme, çek' diye lanet okudu çünkü.
O yüzden ölmedi. Bir illete yakalandı, tam bir seneye yakın o hastalığı çekti. Allah, Menderes'e yaptıklarını fitil fitil burnundan getirdi, ondan sonra öldü..."

Lanetli hatıralar

Olumsuz bir olayı değiştirmeye gücü yetmediği zaman, sıradan vatandaş beddua ediyor işte böyle... Beddualarıyla sadece kötüleri lanetlemiyor aslında... Benzeri kötülükleri yapacakları da engellemeye çalışıyor.
Mesela Eski Roma kültüründe öbür dünyada mutlu ve huzurlu olmanın tek yolunun, ölümden sonra anılmakla, müteveffanın anısının yad edilmesiyle mümkün olduğuna inanılırdı.
Bunun sonucu olarak kötü, zalim, kanun tanımaz imparatorların ardından, Senato, Damnatio Memoriae yani "Anının Lanetlenmesi" cezası çıkarırdı.
Tanrılar tarafından kutsandığı kabul edildiği için yaşarken dokunulamayan imparatora ait ne varsa, öldükten sonra resmi kararla ortadan kaldırılırdı:
Heykelleri, anıtları, eşyaları, belgelerdeki imzaları yok edilir, hatta mirası geçersiz sayılırdı.
Anısı lanetlenen imparator, müstakbel imparatorlara bir uyarıydı: "Adaletli davranmazsan sen de mezarında rahat edemezsin."
Ancak iktidar tutkusu bu; inanç minanç dinler mi? Anısını lanetleme cezasına rağmen, yine de birçok Roma imparatoru zalimin önde gideni olabilmişti.
Not: Son olaylar sadece mazlumların değil, "saman altından siyaset yürütenlerin" de bedduayı işlerine geldiği gibi kullandıklarını gösterdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.