YAZARA MAİL GÖNDER Öcalan umutlu PKK tedirgin

YAZARLAR

Siyasi hareketlerin tecrübeli liderleri, taraftarlarının aklını karıştırmamak için, bir konuşma esnasında "bir" mesaj verirler.
Abdullah Öcalan'ın geçen yılki Nevruz'da, İmralı'dan gönderdiği metnin temel fikri, "Haklarımızı artık silahlı mücadeleyle değil, siyasetle arayacağız" şeklindeydi.
Kürt (ve Türk) halkına ilk kez böyle açıkça bir mesaj verme imkânı bulmuştu. Ancak Apo'nun barış çağrısı yapacağı günler öncesinden belliydi.
Bu nedenle geçen 21 Mart günü Diyarbakır'da okunan metinde başka bir mesajın daha olması gerekiyordu. Nitekim vardı: Barış çağrısının ardından... Ortadoğu'nun yeniden kurulmasında, Türklerle Kürtlerin birlikte davranması gerektiğini söylemişti Apo. (Ki adı konmadan yapılmış olan o federasyon çağrısı bence daha önemli bir mesajdı.)

"TARAFLAR KARARLI"
Apo'nun dünkü Nevruz mesajı ise geçen yıla kıyasla çok kısa ve netti. Tek bir fikre odaklanmıştı: "Yasal çerçeve"...
Özetle: "Diyalog sürecinde birbirimizi sınadık... Barış arayışında karşılıklı olarak kararlı olduğumuzu gördük... Yasal bir çerçeve oluşturmak artık kaçınılmaz olmuştur..." dedi Apo.
Apo'nun bu dedikleri yeni değildi aslında. Kürt siyasetçiler ve medyası zaten epeydir yasal çerçeveyi vurguluyor.
Hatta Apo'nun onlara kıyasla daha "geride kalmış" bir mesaj verdiğini dahi söyleyebiliriz. Çünkü BDP de, PKK da, Kürt medyası da artık Apo'nun en azından "ev hapsine" çıkarılmasını talep ediyor.
Bu nokta önemli... Biliyorsunuz, PKK cephesi geçenlerde "Hükümet muhatap olmaktan çıktı" açıklaması yapmıştı.
Öcalan ise onlara kıyasla, Hükümete karşı çok daha toleranslı: "Ağırdan alıyor, tek taraflı davranıyor, yasal temelden kaçınıyor ve işi uzatıyor" diye hafiften eleştiriyor... Ancak Hükümetin barış sürecindeki kararlılığını da vurguluyor.
(Ev hapsi konusunu ise bence çok istemesine rağmen gündeme getirmiyor.
Çünkü Kürt tarafı "hareketi bıraktı, kendini düşünüyor" derken, Türk milliyetçileri "bebek katili serbest kalamaz" diye bastıracaktır.)

"SAKİN OLUN, MARAZA ÇIKARMAYIN"
Öcalan barış konusunda umutlu olduğunu belirtmekle... Bilhassa PKK'ya, "sakin olun, süreci aksatacak hareketlerde kaçının" mesajını da vermiş oluyor.
Bence 30 Mart'tan sonra... Özellikle de kendisini mutlu edecek bir sonuç alırsa -ki alacak gibi görünüyor... Başbakan Erdoğan barış süreciyle ilgili bazı hamleler yapabilir.
Bunun nedeni sadece barış sürecinin gerektirmesi olmaz... Önemli bir nokta daha var: "Gerilla" bir yıldır yatıyor... Artık kilo almaya ve barışın tatlı havasına alışmaya başladılar.
Bir süre sonra, "kalkın savaşa devam edeceğiz" dendiğinde... Yan çizenler, ağırdan alanlar olacak, disiplinsizlik baş gösterecektir.
PKK komutanlarının tek dayanağı ise örgüt... Bunu bildikleri için yasal çerçeveyi çok önemsiyorlar. Süreç uzadıkça güç kaybına uğrayacaklarının farkındalar.
Dolayısıyla, talep ettikleri hakların, mesela "özerkliğin" bir an evvel resmiyete kavuşmasını istiyorlar. Ancak tekrar silaha sarılmanın da meşru olmadığını biliyorlar. Bu da onları geriyor.
Yani iş dönüp dolaşıyor Başbakan Erdoğan'ın vereceği kararlarda düğümleniyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.