YAZARA MAİL GÖNDER Yalanlar ve yasaklar

YAZARLAR

Hep siyaset, hep siyaset... Bari pazar günleri başka şeylerden bahsedelim. Mesela geçen pazar hızlı zenginleşmenin insanı bozduğuna değinmiştik. Aniden gelen para, çoğumuzu daha kibirli, daha bencil, daha katı yürekli yapıyordu.
Bu hafta çok ilginç bir yalancılık vakasından söz etmek istiyorum. Ama önce Twitter üzerine iki cümle söylemem gerek:
Önce 17 Aralık operasyonu yapıldı... Ardından ses kayıtları servis edildi. Kimi bu kayıtları ciddiye aldı, kimi inanmadı... AK Parti'ye olan seçmen desteğinin hala devam ettiği görüldü.
Şimdi hükümet daha büyük bir şey bekliyor. Galiba video kaydı aracılığıyla yapılacak, "görmeden inanmam" diyenleri ikna etmeye yönelik bir hamle olacak...
Saldırı şekli belli: Önce YouTube'a bir kayıt yükleniyor... Sonra Twitter aracılığıyla varlığı duyuruluyor. Duyan geliyor.
Bence ortada henüz ciddi bir şey yokken, Twitter'ı engellemenin ne tür tepkiler alacağı, kimin ne yapacağı test edildi. Yani bir nevi tatbikat...
Sonuç: Cumhurbaşkanı Gül engeli aştı. Bülent Arınç ve Melih Gökçek de aştı...
Yasağın nasıl delineceğini anlatan yazılar yayınlandı...
Çeşitli iç ve dış odaklardan yükselen protestolar; Avrupa Birliği'ne ve ABD'ye kadar uzandı.
Artık iktidar cenahı, ağır bir video saldırısının (ki bunun düzmece olduğuna inanılıyor) önünü kesmek için Twitter'ı engellediğinde, neyle karşılaşacağını biliyor.
Bir arkadaş sordu: "Sıradaki YouTube mu?" Evet... Beklenen tipte bir video konursa; YouTube da engellenecek.
Bir de "İktidar, Twitter'a yenildi" diyenler var. Katılmıyorum. Sokak gösterileri mi yapıldı? Hayır. AB veya ABD, "Yaptırım uygularız" mı dedi. Hayır. Partili kullanıcılar küstü mü? Hayır. O halde?

KUYRUKLU YALANLAR
Gelelim asıl konumuza... Psikanalist Stephen Grosz, "İncelenen Hayatlar" (YKY) adlı çok satan kitabında ilginç bir vakadan söz ediyor.
Philip'in özelliği yalan söylemesiydi. Ama hepimizin söylediği pembe yalanlarda değil... Onunkiler, kolayca fark edilen kuyruklu yalanlardı.
Grosz, "Philip'in her yalanı, dinleyiciyi hayrete düşürmek üzere tasarlanmıştı" diyor. Üstelik yakınlarının, onun yalancı olduğunu anlamalarını umursamıyordu.
Mesela kızına Fransızca bildiğini söylemişti. Gün gelip kızı ödevi için yardım istediğinde ise kelimeleri hatırlayamadığını iddia etmişti.
İş o hale gelmişti ki arkadaşları onun yalanlarını yüzüne vurmaz olmuşlardı. Kibarca bir sessizlikle geçiştiriyorlardı. Philip yerine onlar utanıyordu.
Uzun çabalardan sonra Philip yalan söylemeye nasıl başladığını itiraf etmişti.
Üç yaşından itibaren ikiz kardeşiyle aynı odada yatmaya başlamıştı. Gece uyanır, çişinin geldiğini fark eder, kalkması gerektiğini bilir ama kımıldamadan yatar ve yatağını ıslatırdı.
Sabah bir kenara attığı nemli pijamasını, akşam yıkanmış ve ütülenmiş olarak bulurdu. Annesi durumu ne Philip'in yüzüne vurmuş, ne de babasına söylemişti. Annesiyle arasındaki konuşulmayan büyük sırdı bu... Yatağı ıslatması annesi ölene kadar devam etmişti.
Özetle: Philip aldatıp istismar etmek amacıyla değil... Annesiyle olan yoğun yakınlığı tekrar oluşturmak için yalan söylüyordu. Tabii beyhude bir çabaydı bu... Sırlar insana neler yaptırıyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.