YAZARA MAİL GÖNDER PKK komutanları

YAZARLAR

Bir "bayrak indirme" olayının nelere yol açtığını görüyor musunuz? O işin arkasındaki irade, ülkenin sinir uçlarının yerini ve nasıl uyarıldığını çok iyi biliyor.
Şunun şurasında bir buçuk yıl önceye kadar analar, oğullarını askere gözyaşıyla gönderiyordu. Çünkü yavrusunun gidip de dönmemesi ciddi bir ihtimaldi. Ne zaman ki Barış Süreci başladı; güle oynaya gönderir oldular.
Ülkenin bu mutlu hali, başta MHP olmak üzere keskin milliyetçilerin susmasına yol açmıştı. "Barış" ve "Çözüm" kavramları hiç hoşlarına gitmese de, olup biteni söylene söylene izliyorlardı. Çünkü analara, "Savaş mutlaka devam etmeli; varsın oğlun şehit olsun" diyecek halleri yoktu.
Ama ne zaman ki bayrak indirildi. Anaların ruh hali bir anda unutuldu. MHP anında sesini yükseltti. Devlet Bahçeli, Hükümete yönelttiği eleştirilerini, Oslo Görüşmeleri'ne kadar götürdü.
Dünkü partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada... "Şehit kanı", "pazarlık", "ihanet belgeleri", "yetim ve dul kalanlar", "peşmergeyle sıra geceleri", "bayrağa sarılı tabutlar", "İmralı canisi", "Sevr ihaneti" gibi tabirleri kullanarak... 1990'larda kaldığı düşünülen, savaş yanlısı üslubu hortlatıverdi.
Peki, olaylar bu noktaya nasıl geldi? Tabii ki tek neden "bayrak indirme" değil. Benim gördüğüm şu:
Özellikle PKK komutanları, Başbakan Erdoğan'ın, Köşk seçimine gireceğini varsayarak, "fırsat bu fırsat", tavizler kopartmak istiyor.
Bu amaçla gerilimi giderek artırdılar. Ve işi, "sakin olun" mesajları veren BDP-HDP'ye, "Sizi tanımıyoruz" demeye kadar vardırdılar. Halbuki aynı mesajı Öcalan da veriyor!
Özetle: Bu nahoş ortamın arkasında esas olarak PKK komutanları var. (Peki, onların arkasında kim var?)

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.