YAZARA MAİL GÖNDER Oral Çalışlar ve restorasyon

YAZARLAR

Bilhassa 7 Haziran seçimlerinden sonra "restorasyon" kelimesini sıkça duyar olduk. Ne demek restorasyon? Fransızca kökenli kelimenin düz karşılığı "yeniden canlandırma."
Örneğin mimaride, "Harap olmuş, bozulmuş bir mimari eseri, aslına uygun biçimde onarma, tamir etme..." demek.
Siyasal tarihte de yeri var kavramın: Bozulan düzen "o eski güzel günlerine" döndürüldüğünde, restore edilmiş oluyor. İngiltere'den Japonya'ya, Fransa'dan Çin'e birçok örneği bulunuyor.

Vesayete dönüş mü?

Gelelim bize... Muhalif kesim, AK Parti iktidarında, yürütmeden yargıya birçok düzeneğin bozulduğunu... Bu yüzden ülkenin esaslı bir restorasyona ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Radikal
(com.tr) yazarı Oral Çalışlar da konuyu ele aldığı dünkü yazısına şu başlığı koymuştu: "Kimin restorasyonu: CHP'nin mi, MHP'nin mi, HDP'nin mi, Cemaat'in mi?"
Haklı olarak soruyor Çalışlar: "Restorasyon nereden başlayacak, nerede duracak? (...) Bu bir intikam projesi mi olacak, bir demokratikleşme projesi mi, temel hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlanması mı? Yoksa vesayetin restore edilmesi mi? Medyanın eski ellere geri dönmesi mi?"
Önemli bir eksiği olsa da (eksiğin ne olduğunu aşağıda anlatacağım) Çalışlar'ın kaygısına katılıyorum: Ne yani, Askeri Vesayeti mi ihya edeceğiz? Cumhurbaşkanını yine Meclis mi seçecek?

100 yıllık parantez
Gelelim o önemli eksiğe:
Çalışlar meseleyi öyle bir ele alıyor ki sanki muhalif aktörler geçmişe özlem duyarken, AK Parti sadece ileriye bakmakta. Halbuki AK Parti'deki restoran arzusu, Muhalefetinki kadar güçlü. Bunu ben demiyorum, Başbakan Ahmet Davutoğlu diyor... Davutoğlu defalarca restorasyondan söz etti siyasi kariyeri boyunca. İnanmayan arşivlere başvursun. Ben sadece iki örnek vereceğim:
Dışişleri Bakanıyken Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nde verdiği konferansın başlığı: "Büyük Restorasyon: Kadimden Küreselleşmeye Yeni Siyaset Anlayışımız." (15 Mart 2013)
MÜSİAD'çılara yaptığı konuşmadan: "7 Haziran seçimleriyle birlikte (...) önümüzdeki döneme hükmedecek yeni bir restorasyon döneminin başlamış olduğunu hepimiz göreceğiz." (10 Mayıs 2015)

Osmanlının ihyası

Aslında Davutoğlu'nun kelimeyi telaffuz etmesi dahi gerekmiyor. Başeseri olan Stratejik Derinlik kitabının siyasi programı, Müslümanlık dozu artırılmış bir Osmanlı düzeninin restorasyonu değil mi?
Yani... Muhalefet "Restorasyon gerekli" diyor... Oral Çalışlar ve onun gibi düşünenler de, restorasyonu sanki sadece muhalefet istiyormuşçasına yorumlar yapıyor...
Halbuki AK Parti cenahında da gayet güçlü bir restorasyon özlemi var. Bu fikrin önde gelen sözcülerinden biri de Başbakan Davutoğlu... Daha önce de yazmıştım: Davutoğlu, Cumhuriyet dönemini, tarihin önce tahammül, sonra tamir edilmesi gereken bir cilvesi olarak görüyor.
Başkanlık Sistemini destekleme sebeplerinden biri de, "Çağa Uyarlanmış Osmanlı" düzenini arzulaması... Çünkü bu düzen, Başkanlığı, hem de çok güçlü bir Başkanlığı gerekli kılıyor.
Muhafazakâr İngiliz siyasetçi Charles James Fox'un "Devrimlerin en kötüsü restorasyondur" dediğine bakılırsa konu önemli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.