YAZARA MAİL GÖNDER İstikrar ve sorumluluk

YAZARLAR

Ülke ekonomisi insan odaklı bir yapıdan sistem odaklı bir yapıya doğru hızla ilerliyor. Bu dönüşümün yurtdışındaki sözde destekçileri, son dönemde tamamen zıt eylemlerin içindeler. Şahıslar özelinde korku filmi senaryolarını gündemde sıcak tutmaya çalışıyorlar. Ama ekonomi ne olursa olsun yeni bir sistemin eşiğindedir.
Sürece siyasi istikrar anlamında bakıldığında ise 2002'de 10.8 milyon oy alan bir hareketin, 12 yıl sonra liderinin tek başına 21 milyon oya ulaşması tarihi bir anlam ifade etmektedir. Bunu 2010 referandumundaki %58 oya tekabül eden yaklaşık aynı adetteki oyu almasıyla karşılaştırdığımızda ise karşımıza daha büyük bir resim çıkmaktadır. Ortada geçirdiği her seçimle toplumsal desteğini konsolide eden bir insan ve buna bağlı olarak da ülkenin gerçek ekonomik istikrarının sebeplerini anlamak için yeterli delil bulunmaktadır.
Dolayısıyla şu veya bu reyting kurumunun son dönem yaptığı yorumlarındaki pesimist ve yer yer tehditvari üslubun arkasında, anlayış eksikliğinden öte farklı siyasi hesap ve manevraların olduğunu görmemek mümkün değildir. Burada Türkiye'nin ekonomik büyümesinden, bölgesel etkinliğinin güçlenerek artmasına kadar birçok konudaki tahminlerinde, son yıllarda alışageldiğimiz gibi bir kez daha yanılacaklarını söylemek şaşırtıcı olmaz. Peki güvenilirlik ve inandırıcılık? Orasını şimdilik karıştırmayalım ama en azından bu kurumların tüm dünyada hızla zemin kaybettikleri de çok açık bir vakıa...
Hazinede uzun dönemden sonra ilk defa taşlar yerinden oynadı. Ciddi değişiklikler olacak gibi... Yalnız doldurulacak pozisyonlar konusunda artık yeni ekonomi perspektifiyle uyumlu bir yapı oluşmak zorundadır. Türkiye yeni bir sisteme dayalı hazine stratejisi gütmek zorundadır. Ama sessiz ve derinden en büyük direnç de bu noktada olacaktır.
Son aylardaki enflasyon rakamlarıyla hedefi tutturamayan ve yılsonu bir kez daha başarısızlığa uğraması kuvvetle muhtemel olan Merkez Bankası acaba bu konuda ne düşünmektedir? Peki hepsinden önemlisi, uluslararası piyasalarda yaşanabilecek önümüzdeki dalgalı döneme karşı ne tür bir hazırlık içindedir? Ne tip senaryolar çalışılmıştır? Yoksa aynı ezberleri bu ülkeye tekrar yaşatacaklar mıdır?
BDDK uzunca bir süredir üzerinde çalışmasına rağmen ücret ve komisyonlarla ilgili düzenlemeyi hâlâ hayata geçiremedi. Yaklaşık üç ay önce de gündeme getirdiğimiz bu konuda kulağımıza ciddi sıkıntılar geliyor. Kurulun vicdanlı üyelerine açık şekilde bir kez daha söylemek isteriz ki, hiçbir lobinin baskısına aldırış etmeden bir an önce bu düzenleme hayata geçirilmelidir. Yoksa kamuoyunu, paralel konusundaki başarısızlığı gibi dağın fare doğurmasından dolayı yeni bir hayal kırıklığı mı beklemektedir?
İstikrar sağlam ve emin adımlarla yolunda ilerlerken, sorumluluk sahibi herkese eskisinden daha fazla iş düşmektedir. 77 milyon insanın vebali göz ardı edilmemelidir.
Not: Katılım Bankaları Genel Sekreteri Sayın Osman Akyüz'ün ocak ayından beri derdine düştüğü kurum için verdiği mücadeleyi, tüm katılım bankacılığının geleceği için de göstermesini bekleriz. Zannederiz sektörün bir duayeni olarak yıllardır katılım bankacılığının pazar payının hâlâ bu seviyelerde olmasından herhalde o da memnun değildir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.