Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ankara ağzıyla söylersek, Sayın Sarıgül... Adam gibi Türkçe konuşursak, Mustafa Bey...
Yeni bir parti kuracağınızı, adının büyük bir ihtimalle Türkiye Değişim Hareketi (TDH) olacağını herkes duydu. "Halkçı" da olabilirmiş, HDH... Aman "hedehödö" okumasınlar... En iyisi, partinin adında "partisi" kelimesinden şaşmayın. Söylemedi, uyarmadı demeyin.
Size yağlama yıkama çekenler de "bir dalga gibi" geleceğinizi söylüyorlar... Bunların arasında ne hikmetse "yayın organları Şişli belediye sınırları içinde kalanlar" var!.. Hatta başka bir ilçeden yellenseler bile, sizden "korktuğumu" ileri sürenler de çıktı. Hangi suçu işledim de iktidara gelirseniz beni astıracaksınız, bilemiyorum...
Şaka bir yana, sorduğum sorulara henüz yanıt vermiş değilsiniz.
"Değişim" gibi günün gözde sloganlarından birini kullanıyorsunuz, adamlarınızın eline boya kutusu tutuşturup dağlara taşlara, duvarlara adınızı yazdırıyorsunuz ("Ecevit çizgisi" dediğiniz bu mu acaba?), iyi güzel... Elbette yapacaksınız bütün bunları, hakkınız.
Ama şu değişim kavramının "içinde" ne var Mustafa Bey?
Diyelim ki, öyle on-on beş milletvekiliyle "meclise kapağı atıp" Deniz Baykal'ın koltuğuna "bu kez de bu yoldan oynamak" değil amacınız... Diyelim ki CHP'yi gerçekten sildiniz süpürdünüz, eh, AKP de bitti gitti (göbeğini kaşıyan ayılar bilinçlendiler!)... Yani size, yalnız Baykal'a gıcık kapan militan gazeteciler değil, halk da oy verdi... İktidara geldiniz...
Beni astırdıktan sonra yapacağınız asıl icraat nedir?
"Toplumun tüm kesimlerini kucaklayacağız" gibi genelgeçer palavralardan söz etmiyorum. Somut olarak ne yapacaksınız? "Yeni bir siyaset anlayışı" deyip geçtiğiniz anlayış nedir? Kürt politikanız nedir? Dış politikanız nedir? Eğitim, sağlık, bayındırlık politikalarınız nelerdir? Ekonomide hangi farklı yolu izleyeceksiniz? Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde "bu hükümetten farklı" ne yapacaksınız, ne yapabilirsiniz?
Ne değişecektir? Nasıl değişecektir? Ne yönde değişecektir? Neden değişecektir?
Bu sorulara yanıtınız var mı Mustafa Bey? Yavaş yavaş mı bulacaksınız?
Cömertçe kullanmayı sevdiğiniz şu "değişim" kavramının "içini dolduracak" mısınız?
Canım belki oyumu size vereceğim, vatandaş olarak öğrenmek istiyorum, Allah Allah, hakkım değil mi sormak? Seçmen olarak hakkım, gazeteci olarak görevim.
Yoksa bir halt değiştireceğiniz meğiştireceğiniz yok da, kuru sıkı mı atıyorsunuz?
Yoksa sizi destekleyecek basın hokkabazlarına mı güveniyorsunuz? Onların gücü kaç milletvekili çıkarmaya yeter? O adamlarla memişhaneye bile gidilmez Mustafa Bey, sizi ortada bırakıverirler.
Yakın çevrenize, "yahu, iktidara miktidara gelemeyeceğimi Engin gibi ben de biliyorum, amacım meclise girip kurabilirsem grup da kurmak, sonra, belki birleşme yoluyla, CHP'yi ele geçirmek" diyecek misiniz? Kulağımıza gelir ha, ona göre...
Mustafa Bey, bakınız bu yazıyı pazar sabahı yazıyorum... Sizin şu spor salonu toplantınız başlamak üzere...
Bekleyebilirdim, neler söyleyeceğinizi görüp ondan sonra yazabilirdim. Gerek görmedim.
Öyle büyük laflar etmiş, öyle müthiş açıklamalar yapmış olabilirsiniz ki, pazartesi sabahı bizim bu yazı "kadük" olur, "ofsayta" düşer...
Ama öyle olacağını hiç sanmıyorum Mustafa Bey!
Çaktınız mı köfteyi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER