YAZARA MAİL GÖNDER Hanım haklıymış

YAZARLAR

Vallahi beni çok mahcup ettiler, aşkolsun... Hani hanım demişti ya, "artık saldırıya geçiyoruz" diye... Vallahi de geçtiler!
Silivri'de arbede çıkarmalar... Sinop'ta öğretmenevi basmalar, sonra Samsun...
Ergenekon davasına bakan mahkeme heyetini ve barışmak için Karadeniz'e giden BDP heyetini aynı kefeye koyup saldırıya geçtiler.
Öyle ya, barış marış istemiyorlar. Bazıları da dağa çıkmaya hazırlanıyor herhalde (çıkarız demişlerdi ya.)
Sinop'ta "Madımak benzeri" bir olay yaratan grup iki yüz kişi...
(Hemen şarlamayın, olayın Madımak Oteli olayıyla "benzerlik" gösterdiğini, "yeni bir faciadan dönüldüğünü" ben söylemiyorum, sizin emekli memur gazeteniz söylüyor. Serseri güruhuna hem gaz veriyor hem de tırsıyor.)
Silivri'de olay yaratanlar da eh bir o kadar işte.
Fakat bunu "on binler yürüdü" şeklinde yazıyorlar.
Ama hiç civcivleri düşünmüyorsunuz şeker kardeşim, lokmaları çok büyük atıyorsunuz...
On binler ha? Şeker kardeşim, o arbedede adı geçen partileri toplasan ne o kadar üyeleri çıkar ne de o kadar seçmenleri!
Tövbe, on binlerin başında Süheyl Batum tabii. Gidiyor on bin kişi takmış peşine.
Maşallah bir Ksenophon eseri gibi, on binlerin dönüşü! Anabasis... Gerçi Yunan tarihinde geçen on binler "paralı askerlerdi", sizinkiler pir aşkına çalışıyorlar.
Ama cumhuriyet mitingine katılan sayısı da beş milyon falan vardı değil mi, öyle demiştiniz... Sonra da, fıkradaki devekuşu ordusunun komutanı gibi, "nereye gitti yahu bunlar?"
Cem Yılmaz, "askerde altı yüz erkekle yattım, sivilde bu sayıya ulaşamadım" demişti. Neyse gene, Samsun'da bin kişiye ulaşmışsınız. Kürtler'e taş atmak, hâkimleri yuhalamak, ne demokratik hareketler...
Polisin biri de tazyikli suyun içine çakıl taşı karıştırmış, bak sen, gösterici kadının gözüne gelmiş... Taşlı su... Yeni bir icat olsa gerek, Gestapo şefi Reinhard Heydrich bile düşünememişti...
Barikattan atlarken birinin bileği burkulmuş, "yaralandı" yazıyor memur gazetesi. Gazilik ünvanı da isteyebilir.
Ama beni yalancı çıkardınız, bununla övünebilirsiniz. "Çene yapmaktan başka bir şey yapamazlar" demiştim, neler yapabileceğinizi gösterdiniz.
Neyse, mesele tartaklama düzeyinde kalsın da, 12 Eylül öncesi yaptıklarınızı yapmayın bari. Hani sokak ortasında takır takır adam vurmaca falan...
Gerçi kontrgerilla diye bir örgüt yok, Ergenekon falan da yok, darbeci de yok ama belli mi olur?
"Hamiyetli vatan evlatlarının asil heyecanları ve tepkileri" falan ha?
Seçimler yaklaştıkça düzmece anketlerinize abartılı gösterici sayıları da eklenecek, hem kendi kendinizi hem müşterilerinizi yüreklendirmek için küstahlık ve saldırganlık dozunuzu da giderek arttıracaksınız...
"Geldik geliyoruz" havasını basacaksınız.
Sonunda gene ağlamak üzere, ampul kafalılara yenildik! Halk cahil, göbeğini kaşıyor, üstelik de kısa bacaklı ve kıllı...
Aslında muhtaç olduğunuz kudret, dağa bayıra gömdüğünüz LAV silahlarında, pardon, teneke borularda mevcuttur. Umarım kullanmazsınız da bu tatsızlık büyümez.
Yoksa "Panzerfaust" mu demeliydim, size daha uygun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.