YAZARA MAİL GÖNDER Aynalı çarşının aynasız gerçeği

YAZARLAR

Bilindiği gibi Kemalistler, Çanakkale muharebelerini Birinci Dünya Savaşı'ndan "koparıp" Kurtuluş Savaşı'na "yapıştırdılar", monte ettiler.
Çünkü orada Atatürk vardı. O dönemde "Albay Mustafa Kemal" ama zarar yok. (Mustafa Kemal deyince de kızarlar.)
Buna karşılık dünya savaşında kan döktüğümüz, can verdiğimiz diğer muharebeleri, örneğin Kanal seferlerini, örneğin Irak cephesini, örneğin Galiçya cephesini, örneğin Kafkasya cephesini yeni kuşaklara hiç mi hiç öğretmediler...
Çünkü oralarda Atatürk yoktu.
Çünkü oralarda Atatürk yoktu. Hani savaşın son haftalarında Suriye cephesine atanmış olmasaydı, orada neler olup bittiğini de bilemeyecektik demek ki...
Bu tutumu bugün de ısrarla sürdürüyorlar. Bir yandan Ankaralı memur yazarlar "hamasi" kitaplar yazıyorlar, bir yandan bunların filmleri yapılıyor, bir yandan da memur gazeteleri malum teraneyi sakız gibi çiğniyorlar. Geçen gün, yıldönümü ya, gene "özgürlük mücadelesinin simgesi" demişler müttefiklerin 18 Mart saldırısına karşı koymamıza...
Çanakkale bu değildir.
Çanakkale, girmek için can attığımız dünya savaşında, karşı tarafın saldırısına başarılı bir direniştir.
Stratejik değil, taktik bir zaferdir.
Çünkü savaşın sonucunu değiştirmemiş, yenilgiyi üç yıl ertelemiştir, o kadar. Çanakkale'yi geçebilselerdi 1915 yılında pes edecektik, geçemediler, 1918 yılında pes ettik.
"Almanya yenildiği için biz de yenilmiş" sayılmadık, hayır, bu da kuyruklu bir yalandır. Maçın bir hakemi vardı da taraf mı tutuyordu? Almanya'yla tek bağlantımız olan tren yolu kesildiği için şiştik, Almanya'dan tam iki hafta önce ateşkes istedik! Neyse ki adamlar "Türkiye yenildiği için biz de yenilmiş sayıldık" diye terbiyesizlik etmiyorlar.
Kafkasya'da başarılıydık ama Suriye cephesinde bozguna uğramıştık üstelik...
Dünya savaşı bir "özgürlük mücadelesi" değil, "imparatorluk blokları" arasında bir hesaplaşmadır, bir üstünlük ve pazar kavgasıdır.
Alman, Avusturya ve onlara yamanıp ayakta kalmaya çalışan Türk imparatorlukları yenilmiş ve çökmüş, Amerika'nın yardımıyla İngiliz ve Fransız sömürge imparatorlukları kazanmıştır. Rus imparatorluğu da çökmüş ama onun yerine gene Rus hegemonyası altında bu kez komünist bir imparatorluk kurulmuştur.
Mesele bundan ibarettir.
Dolayısıyla, Çanakkale'yi "hiçbir dahlimiz olmadan hain düşman durduk yerde üstümüze saldırdı" şeklinde pazarlamak, en hafif deyimiyle ayıptır.
Emperyalistler saldırmıştır, evet. Ama sen de emperyalisttin be kardeşim!
Öyle olmasaydın, senin Enver paşan yalnız Osmanlı'yı ayakta tutmak istemekle kalmayıp bir de Turan İmparatorluğu kurmak sevdasına kapılır mıydı?
Onlar Çanakkale'ye saldırınca hain düşman, peki sen Süveyş Kanalı'na saldırınca ne oluyorsun?
Senin İstanbul hükümetine başkaldırman kurtuluş savaşı olacak, ötekilerin İstanbul hükümetine başkaldırmaları Yunan isyanı, Sırp isyanı, Bulgar isyanı, Arnavut isyanı... Kürt isyanı da alt tarafı terör.
İttihatçılar bu kafayla devam etsinler, bakalım nereye varacaklar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.