YAZARA MAİL GÖNDER Heyet isteriz efendiler

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Nutuk'la ilgili tartışmalar sona eriyormuş... Vay canına, demek Nutuk'la ilgili "tartışmalar" varmış...
Acaba ne tür tartışmalar bunlar? "Bu bir kutsal kitap değildir, sonuçta Atatürk'ün kendi öznel kurtuluş savaşı anılarıdır" diyenler mi var?
"Üstelik son derece taraflıdır" diye ekleyenler mi var?
"İçinde 'devrimler' olarak bildiklerimizle ilgili hiçbir şey yoktur, boşuna aramayın, bulamazsınız" diyenler mi olmuş?
Acaba "Atatürk 1927 yılında yaptığı bu konuşmada, birkaç yıl önce bastırılan ve susturulan muhalefete çok acımasız davranmış, üstelik birçok generale de ağır hakaretlerde bulunmuştur" diyenler mi çıktı?
"Hem savaş anıları, ama hem de büyük ölçüde siyasi bir savunmadır" şeklinde görüş belirtenler mi oldu?
Yok yahu, Nutuk'un değişik metinleri arasında "ihtilaf" varmış, tartışmalı olan bu hususmuş.
Çünkü Nutuk'u seksen altı yıldır basan basana... Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu...
Çeşitli edisyonlar arasında "çeviri farkları" varmış. Çünkü Nutuk çeviri bir eser. Osmanlıca'dan Türkçe'ye! Ayıp olmasın diye "günümüz Türkçesi'ne" de diyorlar.
Allah Allah, Osmanlı'ya o kadar şiddetle karşı çıkan Atatürk 1927 yılında Osmanlıca konuşuyormuş.
Beş yıl sonra birdenbire Çağatayca konuşmaya başlayacak, İsmet Paşa "vallahi hiçbirşey anlamadım" diyecek ama henüz Osmanlıca nutuk veriyor.
Hilmi Yavuz "her Türk aydını hiç olmazsa Nutuk'u 'aslından' okuyabilecek kadar Osmanlıca öğrenmelidir" demişti de kıyamet kopmuştu hani...
Atatürk'ün nutuk verdiği dili öğrenmek gericilik sayılıyordu! "Sadeleştirmek" gerekiyordu.
Kim hangi cüret ve yetkiyle Atatürk'ün dilini sadeleştirmeye kalkabiliyordu?
Elbette CHP eğilimli aydınlar... Tonton dedeler, Cumhuriyet gazetesi çevresi, bu arada 1960 cuntasına "devirdiğiniz adamları asmak zorundasınız" diye akıl veren pamuk ihtiyarlar...
Bilindiği gibi Atatürk Nutuk'unda mebuslara, pardon, CHP meclis gurubu üyelerine "efendiler" şeklinde seslenir. Bu hitap şekli, çevirilerde "baylar" diye geçer!
Şimdi Genelkurmay, Nutuk'u "aslını" yani elyazmasını kasadan çıkarmaya karar vermiş. Böylece, "orijinaliyle yayınlanmış baskıları arasındaki farklar" düzeltilecekmiş. Fakat gene "Türkçe çevirisi" yapılmak üzere tabii.
Peki bu durumda Atatürk milletvekillerine nasıl seslenecek, "sayın arkadaşlar" mı diyecek?
Sol Kemalistler ile sağ Kemalistler arasında çok şükür ilk kez sağlanmış olan fikir birliği kıvanç vericidir ama bu yetmez.
En kısa zamanda "İznik konsiline" benzer bir heyet toplanmalı, ulema hangi metni kabul edeceği, hangi metinleri reddedeceği hakkında kesin bir karara varmalıdır. Yani bir "akil adamlar heyeti" şarttır.
Örneğin 1927 ve 1934 baskıları esas alınarak "ilk dört Nutuk" resmi kabul görebilir, 1960 ve sonrası baskıları "apokrifa" ilan edilerek ortadan kaldırılabilir.
Nutuk'u kutsal kitap, Çankaya'yı Kâbe, Anıtkabir'i türbe, duvardaki Atatürk fotoğrafını ikona, ilkokul öğretmeni hanımları da rahibe olarak görenlerden bunu da beklemek hakkımız değil midir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.