YAZARA MAİL GÖNDER İmparatorluk refleksi

YAZARLAR

Cumhurbaşkanı son yurt dışı gezisinde "imparatorluk refleksiyle hareket etmeliyiz" dedi, bunu "içeriye mi söyledi dışarıya mı" diye tartışılıyor...
Dışarıya söylediyse "Ortadoğu'da ağırlığımız vardır" demek istemiştir.
İçeriye dediyse, "Türk ve Kürt eşit olacaktır" anlamı çıkar.
Ortaya karışık yaptıysa (everything but little little!), ilk kez bir imparatorluğun "mirasçısı" olduğumuzun bilincinde olan bir başkanla karşı karşıyayız.
Bir imparatorluğun mirasçısı olduğu, Kemalistler tarafından Türkiye'ye unutturulmak istenmişti...
Biz öküzdük, Atatürk bizi mağaradan çıkarmış, dağdan indirmiş, adam etmişti...
Garibandık, biz hiçbir şey yapmadan yedi düvel durduk yerde üstümüze saldırıyordu...
Turgut Özakman Beyefendi Hazretleri'nin "Çanakkale 1915" filmini seyrettiniz mi, orada bir Osmanlı subayı 18 Mart sabahı düşman zırhlılarını görünce "bu savaş ilanı demektir" diye şaşırıyor...
Savaşı biz başlatmıştık, hem de beş ay önce! Bir Osmanlı subayının bunu bilmemesi için eşek olması gerekirdi.
Yeni kuşaklarımızın beyni bu bürokrat yalancılığıyla yıkandı: Aydınlarımız mazlumluğu sevdiler ve benimsediler...
Franz Fanon denilen bir sömürge aydınının yazdığı "Fransız boyunduruğundan kurtulma reçeteleri", bizim aydınlarımız tarafından ezber ve rehber edildi.
Arnavutluk gibi dünkü eyaletimizin uyguladığı en ilkel, en hırt komünizm modeli, Mao'yu bile yetersiz bulan en hızlı komünistlerimizin baş tacı olmuştu!
Bulgar komünistlerine kendini şirin göstermek için Sofya'da "Osmanlı sizin gibi bizi de sömürmüştü" şeklinde demeç veren kompleksli yazarlarımız vardı.
Kübalı devrimciler gibi, şekerkamışı tarlalarında, bir elinde "machete", kamış kese kese Ankara'ya doğru yürüme hayalleri kuran delişmen arkadaşlarımız pisi pisine ölüp gittiler sonra...
Türkiye'yi sömürge sandıkları için.
Kemalist yönetim kendi çocuklarını yiyordu, onlara Türkiye'yi yanlış öğrettiği için.
"Türkiye Ghanalı bir kabile toplumu değildir" diyen Kemal Tahir'e de hakaret ediyorlardı bir yandan...
Şimdi Türkiye geriye gitmiyor, unutturulmak istenen kendi geçmişini hatırlıyor.
Kendisine doksan yıldır yutturulmuş yalanların altında yatan gerçeği yeni yeni öğreniyor ve bunun sarsıntısını yaşıyor.
"Osmanlı modası",
Kemalist gazetecilerin sandıkları gibi bir geri adım değil, bir ileri adımdır.
Kemalistler korkmasınlar, imparatorluk yeniden kurulacak falan da değildir.
Yalnızca, Türkiye'nin yeni yöneticileri, bozkır bürokratlarından çok daha gerçekçidirler, o kadar.
Çünkü halkın temsilcileridirler ve o halk da her zaman imparatorluk refleksiyle hareket etmiştir.
Öyle olmasaydı, Almanya'ya çarığını çekip gidenler orada 10 milyar avroluk yatırım, 38 milyar avro da ciro yapmazlardı, Yunan, Portekiz ve Yugoslav emekçileri gibi hepsi işi bitince kuzu kuzu ülkesine dönerdi...
İşte bunun için Kürt kalkınması da mutlaka gerçekleşecektir. "İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz" palavrasını yutmayan Türk halkı, "eşit halklar" çözümüne de tutucu bürokrattan çok daha yakın ve yatkındır, imparatorluk refleksiyle!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.