YAZARA MAİL GÖNDER Oligarşinin belini kırmak

YAZARLAR

Başbakan zehir zemberek bir laf etti: "Bürokratik oligarşinin belini başkanlık sistemi daha iyi kırar!"
Bir-iki eleştiri geldi, "ayol bürokrasi zaten senin elinde, çelişkiye düşüyorsun" gibilerden...
Biz yer yerinden oynayacak sanmıştık.
Kırk yıldır "kahrolsun oligarşi" diye yeri göğü inleten salim arkadaşlar hiç olmazsa yarım ağız onaylayacaklardı... Ömürleri oligarşiyle mücadele etmekle geçmemiş miydi? Oligarşi analarını ağlatmamış mıydı?
Öyle olmadı. "Daaevrimci arkadaşlar" Emek Sineması'nın önünde polis araçlarına tekme atmakla uğraşıyorlardı.
Çünkü oligarşi ahmaklar için soyut bir kavramdı.
Oligarşi "azınlığın yönetimi" demektir. Bununla, ülke yönetimine ağırlığını koymuş, genellikle asker ve sivil yüksek bürokratlarla elele vermiş büyük sermaye kastedilir.
Hesapça "sol" buna karşıdır. Öyle olması eşyanın tabiatı icabı sayılır.
Bizim sol ne yapıyor?
Kendini sosyalist sanıp aslında Kemalist olduğundan, oligarşiye sahip çıkıyor.
On bir yıldır bu ülkede geçerli olan halk iktidarına karşı duyduğu düşmanlık, onu bürokrat diktası isteyebilecek, yani karşı olduğunu söylediği oligarşiye tam teslim olacak kadar yerlere düşürdü...
Soyut bir oligarşi kavramına atıp tutmak kolay, onunla gerçekten mücadele edeni anlamak zor, desteklemek çok daha zor.
Halk iktidarı isteriz teorik olarak ama o halk sosyalizme koşulursa... Kafa bu kafa.
Halk bunu hiçbir zaman yutmadı, kendi temsilcilerinin kimler olduğunu çok iyi bildi.
Oligarşiye karşı olduğunu söyleyenler gelseler, bu kez farklı bir oligarşi kuracaklardı, Rusya'da olduğu gibi... Orada sınıflar ortadan kalkmamış, yokedilen aristokrat ve burjuva sınıfları yerine bu kez yeni bir yönetici sınıf doğmuş, tam anlamıyla bürokratik bir oligarşi kurulmuş, üstelik emekçi sınıfı çok daha amansızca sömürülür olmuştu... Sonunda ne oldu? Burjuvazi çok daha çirkin biçimde yeniden oluştu, mafyayla, kadın satışıyla, cinayetlerle geri geldi.
Bizim ahmaklar oligarşiye karşıdırlar ama Recep Tayyip Erdoğan'a karşı da oligarşiyi desteklerler.
Bu kadar miyopluk, bu kadar körlük, bu kadar aymazlık ancak Türk solcusu olmakla mümkündür, ya da kendini öyle sanmakla...
Türk solu oligarşiden yanadır, çoğunluğa karşıdır çünkü çoğunluk dindardır. Türk solu oligarşiden yanadır, çoğunluğa karşıdır çünkü çoğunluk kapitalist kalkınmayı daha çok sevmiştir. Türk solu, "Ergenekon'dan çıktık Silivri'ye geliyoruz" diye slogan atan faşistleri sol sanır.
Türk solunun bu kafayla hiçbir zaman iki yakası bir araya gelmeyecektir.
Ama padişahlıkla suçladıkları Erdoğan onlar için de çalışmaktadır ve oligarşinin bir daha solun anasını belleyemeyeceği bir Türkiye kurmak için uğraşmaktadır. Teşekkür edecekleri yerde küfür ediyorlar.
Gidin Emek Sineması'nın önünde tepişin ve yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla, Nazım Hikmet vatan hainliğine, "sizin" Engin Ardıç da oligarşiye karşı çıkan sivil ve meşru hükümeti desteklemeye devam ediyor hâlâ!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.