YAZARA MAİL GÖNDER İsyancılar neler okuyorlarmış?

YAZARLAR

Muhalif basın, Taksim'de ayaklananları taparcasına sevdi ve ellerinden tuttu, bağrına bastı. Dibine kadar destekledi.
En gabi vatandaşın bile idrak ettiği üzere "ağaç mağaç" bahaneydi, bu başbakana ve hükümete karşı bir ayaklanma denemesiydi. Böylece de, muhalif basının zil takıp oynamasına yol açtı.
Fırsat bu fırsat, kimi edebiyat esnafımız, yabancı basında, sanki içki içmek yasaklanmış gibi "Boğaziçi'nde rakımı yudumlamak istiyorum" diye soytarı yazıları yazdı. Bu arada bazı şabalaklar "devrim başlıyor" diye heyecanlandılar, bazı gemi arslanları işkembe-i kübradan "kendimi TOMA'nın önüne atarım" diye salladılar, kendilerine liberal havaları vermeye çalışan ve şimdilerde "mızmız" tabir edilen Marksizm kalıntıları da "AKP için sonun başlangıcıdır" diye fetvalar verdiler. İlk seçimde AKP oylarının arttığını görünce bozum olacaklar.
Bir muhalif gazete, genellikle kendi adamlarının reklamını yaptığı kitap ekinde, Taksim eylemcilerinin o dağdağalı günlerde "neler okuduklarını" araştırmış...
Ortaya bir "ibret vesikası" çıkmış.
Sıkı durun, Gezi Parkı'nın toz dumanında en çok okunan iki kitap:
Kur'an-ı Kerim ve Nutuk!
İki kutsal yani...
Kur'an okuyanlar, "kapitalizme karşı çıkan Müslüman gençler"...
"Eylem ve dava arkadaşlarının" başörtülü kadınları yerlerde sürüklemeleri, "sana kutsalı göstereceğiz" diye tehditler savurmaları hakkında ne düşündüklerini öğrenmek isterim.
Peygamber efendimizin "tüccarın piri" olmasına ne dediklerini de...
"Asr-ı saadette kapitalizm yoktu" diyorlarsa, iktidara geldikleri zaman uluslarası nakliyatımızı deve kervanlarıyla yapmayı da herhalde gündeme alacaklardır. Hemen Allah muvaffakiyyet nasip eylesin, amin.
Nutuk okuyanlar da, bildik Kemalist tosunlar elbette.
Herhalde feyiz almışlar, Sakarya'dan Sıraselviler'e, Dumlupınar'dan da Elmadağ yönüne doğru savunma ve saldırı taktikleri öğrenmişlerdir.
Eylemcilerin İnönü Gezisi'nde ikinci olarak en çok okudukları kitap da, elbette, değerli üstad Turgut Özakman Beyefendi Hazretleri'nin ölümsüz eseri "Şu Çılgın Türkler" çıktı...
Fakat bu bir "mükerrer okuma" oluyor, çünkü Özakman'ın eserinde olan her şey Atatürk'ün nutkunda da var.
Zaten Nutuk'ta her şey vardır. Cep telefonu ve Internet'ten sözedilmemektedir ama herhalde büyük önder "yirmili yılların CHP saylavlarının" böyle ileri teknoloji ürünlerini kavrayamayacaklarını düşünerek onları nutkuna almamıştır.
Taksim'de ayrıca Elif Şafak ve Orhan Pamuk da okunmuş.
Bir hanım da "ay şekerim herhalde Heidegger okunmuyor yani" diyor.
Haklıdır. Heidegger, Adorno, Habermas, Horkheimer gibi feylesoflar, daha ziyade emekli generaller tarafından havalandırma saati dışında koğuşta okunur.
Taksim çocuklarını kutluyorum.
Muhalif basının da ısrarla altını çizdiği gibi, Twitter'da cikcik etmeyi bilenler meğerse ne çağdaş, ne ilerici, ne farklı, ne yepyeni, ne beklenmedik, ne pırıl pırıl, ne cıvıl cıvıl gençlermiş!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.