YAZARA MAİL GÖNDER Esnaf ölsün yeter ki bu hükümet gitsin

YAZARLAR

Bitmek bilmeyen olaylar Taksim esnafının "canına tenine yetince" dellenip de göstericilere döner bıçağı ve tabanca çekenler tutuklandılar.
Muhalif basın bunu bir yandan "içeriden" ufacık veriyor, bir yandan da birinci sayfadan bunları "tutuklamayan iktidara" giydiriyor!
Bravo. Böyle devam etsinler.
Böyle devam etsinler ki, "Y kuşağının en güvendiği gazeteler" olsunlar.
Benim başlığa da iyi baksınlar, belki ciddiye alırlar da sevinirler ahmaklar. ("İroni" kavramını artık kimseye anlatmıyorum, yoruldum.)
Taksim ve civarında esnafın bir buçuk ayda "ciro kaybı" yüzde 80... Zarar kimbilir kaçtır.
Günlerce siftah yapamayan var...
Büfeci battı, kuruyemişçi battı, berber battı, manav battı, pideci kötü, otelci berbat durumda. (Ama bunlar zaten AKP seçmeni kardeş, öyleyse batsınlar.)
Esnaf elektrik, su parası, doğalgaz faturası ödeyemeyecek durumda. Çırağın ücretini bile zor veriyor.
Sorarsan, birçok ayaklanmacı "oradan da para kazanılmayıversin" diyecektir, Emek Sineması için dedikleri gibi.
Emek Sineması son günlerinde seans başına üç ya da dört seyirciyle yürüyormuş, yani yürümüyormuş... İşletmeci merhum İsmet Kurtuluş'un yeğeni Süheyla Kurtuluş, "protestoculardan yüz kişi Emek'e film seyretmeye gelseydi bu sinema kapanmazdı" demişti...
Aynı şekilde, Taksim ve dolaylarının esnafı da aç kalsın arkadaşlar.
Söz konusu devrim olunca, ekmek parası teferruattır.
Zaten bu esnaf dediğin, emekçi halkımızı kazıklayan küçük burjuva takımı değil mi?
Nitekim bazı göstericiler yiyip içip para vermeden kaçıp gidiyorlarmış!
Devrim yapıyoruz burada arkadaş, bir de para mı düşüneceğiz?
Esnaf genellikle gençlerin "başlangıçta" haklı olduklarını fakat işi tadında bırakmayı bilemediklerini, "çok uzattıklarını" düşünüyor.
Basının puşt olmayan mensupları da böyle düşünüyorlar.
Basının geri kalanı ille de polisi suçluyor.
"İllegal örgütleri" çaktırmadan destekleyen bile var, belki hükümeti düşürürler umuduyla...
Bu arada bir araştırma yapılmış, ayaklanmacıların en güvendiği marka Koç çıkmış.
Yorum yapmayacağım çünkü bir buçuk aydır yapıyorum.
SABAH gazetesini de okumayacaklarmış. (Bizden beteri de var, Starbucks'ta da kahve içmeyeceklermiş.)
Gazetem adına konuşmaya yetkili değilim ama kendi adıma onlara teşekkür ediyorum, benim yazılarımı okumasınlar. Bana öyle okuyucu lazım değildir.
Peki orduya güveniyorlar mıymış?
Yüzde elli.. Fifti fifti...
Bakalım güvendikleri koç gibi gazeteler bunu yazacaklar mı?
Eskiden yüzde doksan falan çıkarırlardı da...
Peki Mısır ordusuna güveniyor musunuz çocuklar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.