YAZARA MAİL GÖNDER Taksim Partisi

YAZARLAR

Tavuğun bilmemneresi gerçekten de tövbe tutmuyor: Taksim ayaklanmasına katılanların sayısını "iki buçuk milyon" yapmışlar.
Ortalıkta gazeteci diye dolaşan bir çiçek bunu sallıyor, ortalıkta gazete diye satılan bir varak da yazıyor...
"Cumhuriyet mitingleri" fiyaskosundan hiç ders almamışlar. Hatırlarsanız beş yüz bin kişiyi şişire şişire beş milyon yapmışlar, seçimden sonra da devekuşu ordusunun komutanı gibi "nereye gitti bunlar yahu" diye şaşırmışlardı.
Eh, iki buçuk milyon kişi de devrim başlatır hani... Devrim demek geliyor içimden, buna devrim diyebilir miyiz?
Ay vallahi diyebiliriz...
Fakat partiyi sandıkta iktidara getirir mi? İki buçuk milyon seçmen kabaca 50 milletvekili demektir. (Taksim ayaklanmacılarının gerçek sayısı, sandıktan bir tek milletvekilinin ancak kolunu ya da bacağını çıkarır.) Parti mi? Ne partisi?
Söylentiye göre, TÜSİAD parti kuruyormuş.
Parayı Cem Boyner bastıracak, İstanbul'un diğer kodamanları da gönüllerinden ne koparsa verecekler, para sorun değil, para bol. Olmazsa Almanya da bir miktar katkıda bulunur.
Fakat lider yok, kadro yok, "Tayyip düşmanlığından" başka fikir yok.
Taksim'in "tüvitçi çocuklarından" çıkamıyor. Çocukların zaten okulu var, eylül ayında açılacak.
Boyner partinin başına geçmekte duraksıyormuş...
Bir kere, aranılan niteliklere uymuyor. "Şöyle 40-45 yaşlarında, gür saçları taralı ama dağınık, hem futboldan hem basketten anlayan, Karl Marx falan da bilen" birini arıyorlardı.
Partiye lider mi yoksa kendilerine koca mı arıyorlardı, o da pek belli değildi.
Boyner'in çekimser (Ecevit Türkçesi'yle "çekinser") kalmasının nedeni bu mu, yoksa "1995 rezaletinin" anılarda daha çok taze olması mı?
Boyner "Yeni Demokrasi Hareketi" adında bir parti kurmuş, bu parti kısa zamanda kamuoyunda "alafranga sermayeyle onun poposuna yapışan eski Marksistler hareketi" olarak algılanmıştı.
YDH, 1995 seçimlerinde yalnızca yüzde 0.47 oy toplayabilmişti, bu da sayıyla tam 134 bin seçmen ediyordu.
Eh, bu sefer 2,5 milyon tüvitçiyle daha iyi bir sonuç elde edecek demektir! Oy oranını yüzde 1'e bile yükseltebilir. Fakat Taksim'de ayaklanan çocukların hepsi de seçmen değil, içlerinde "rüştünü ispat etmemiş" olanlar da var.
Cem Boyner olmazsa, partinin başına Mustafa Sarıgül'ü düşüneceklermiş...
Fakat o da pek taraftar değilmiş, belediyeyi daha tatlı buluyormuş.
İstanbul sermayesi bu kadar mı zavallı duruma düşmüştür?
Hükümeti sarsmak amacıyla borsayı düşürmek kolay, dövizi fırlatmak kolay, "yabancı dost ve ortaklarının" bir kısım sermayeyi geri çekmelerini sağlamak da kolay, lakin parti kurmak ve hele hele iktidara gelmek...
Kimden oy alacaklar? AKP seçmeni kaya gibi sapasağlam durduğuna göre (en son anketlerde yüzde 51), CHP'den az buçuk oy çalarlar, olan Kılıçdaroğlu'na olur.
Bendeniz en çok, kendini solcu sanan ve sermayenin partisine oy verecek eşeklere gülerim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.