YAZARA MAİL GÖNDER Yanlış evliliğin sakat ürünü

YAZARLAR

Televizyonun Türkiye'de ancak adının duyulduğu otuzlu yıllarda, o zamanın Türk basını bunu okurlarına tanıtmak için bir "mazmun" aramış ve şunu bulmuştu: "Televizyon, radyo ile sinemanın mes'ut bir izdivacıdır!"
Benim Hikmet Feridun üstadımızdan ne eksiğim var, ben de İstanbul sermayesinin kurmaya heveslendiği yeni parti için şunu buldum: Bu parti, kendini solcu sanan Kemalistler'le kendini liberal sanan Kemalistler'in bir izdivacı olacaktır!
Lakin "mes'ut" olacak mıdır, onu bilemem.
Olsa olsa "mutlu mesut" olur, kimbilir hangi budalanın kötü Türkçe'siyle...
İstanbul sermayesinin uşaklığını yapan basın kesimi, evvelce "iki buçuk milyon kişi" olarak salladığı "Y kuşağı üyelerine" de zam yapmış, şimdi "beş milyon" diyor.
Eh, iktidara getirmese de yüz kadar milletvekili çıkarır... Hani arkasından belki bir koalisyon, CHP-MHP-bir de bunlar... Ziyan edilen doksanlı yıllar gibi yeni bir "fetret devri"...
Ve de belli bir sermaye grubuna yeni yeni inşaat olanakları falan...
Hesap bu ama "zorlama parti" numarasından muhalif basın çok umutlu değil. "Yeşiller ve Solun Geleceği Partisi" adı verilen gülünç oluşuma bile daha çok önem veriyor, hükümete ufak da olsa belki bir zararı dokunur umuduyla. Bir yandan da "esnafın iddia edildiği gibi zor durumda değil tam tersine işlerinin tıkırında olduğunu" belirten haberler hazırlıyorlar.
Yeni partiye para bulmak kolay da lider bulmak zor. Cem Boyner'in şansını deneyip nasıl madara olduğu henüz pek iyi hatırlanıyor.
Onun için, belediye seçimlerinde CHP ile MHP arasında bir "seçim ittifakı" fikrini şimdiden okuyucunun beynine işlemek daha gerçekçi bir yol gibi görünüyor. Bir süre bunu deneyecekler. Öbür yandan, yaz geçmeden yeni bir ayaklanma düşünecekler. "Momentumu" canlı tutmak isteyecekler.
Muhalif basın böyle bir evlilikte hiç "oy kaçağı" olmayacağını sanacak kadar sapıttı. Oy kaymasını da hep AKP cenahından bekliyor. Böylece İstanbul'u CHP, Ankara'yı da MHP "ele geçirebilirmiş"...
Ele geçirince onlara ne faydası dokunacak?
Ohohoo... Saymakla bitmez!
Öyle ya, "İSKİ skandalı" patlak verdiğinde Y kuşağı üyeleri ya doğmamışlardı, ya da süt emiyorlardı...
Kendini solcu sanan ahmaklar da "Tayyip düşmanlığının" verdiği gayretle faşist adaylara oy yağdırırlarsa...
Biz, CHP-MHP toplamının AKP oylarını "hükümet kuracak kadar" geçebileceğini sanmıyoruz. Bunlara bir de TÜSİAD partisinin yüzde sıfır bilmemkaç oyunu eklerseniz... Gene sanmayız.
Ben onlara kadro da yaptım, sigara paketinin arkasına takım yapar gibi.
Örneğin hayatında hiçbir fabrikanın kapısından girmemiş bir "sol teorisyen" var, sakallı, onu çalışma bakanı yaparız. Şişman bir bürokrat eskisi var, onu savunma bakanı.
Hem sosyolojiden hem de gastronomiden anlayan bir arkadaşımız var, onu da "ayaklanmalarda kumanya dağıtımından sorumlu devlet bakanı" yaparız. Bu yükü Ümit Boyner'in sırtından alır.
Divan'ı da yabana atmayın ha, politikası berbat ama yemekleri nefistir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.