YAZARA MAİL GÖNDER Finanskapital halkı soyuyor

YAZARLAR

Kapitalizmin gelişmesi ve yeni bir burjuva sınıfının filiz vermesiyle Türkiye'de bankaların bir "altın devir" yaşadıklarını bilmeyen yok. Bu da çok doğal.
Fakat bankalar, kapitalizmin kurallarını "Türk usulü" zorladılar ve ekonomipolitik tarihine ilginç ve değişik bir vahşet örneği getirdiler.
"Vahşi kapitalizmi" anladık da bu artık "şaklaban kapitalizmi"...
Bankalar yerli yersiz, ottan bottan para kesmeye koyuldular.
Bir şubeden öbür şubeye para transferlerinde fahiş ücretler alınmasına alışmıştık (kimi zaman taksiyle götürsen daha ucuza geliyordu.)
Hadi, ATM makinelerinden o minik minik hesap bildirimlerine para kesilmesine de ses çıkarmadık (kart başına elli kuruştan milyon lira tutar.)
Fakat ölçü kaçtı...
Kimi banka, "para bozma ya da bütünleme işlemlerine" de komisyon kesmeye başlamış! Hem de on lira! Yüz lira bozduracağım, doksan lira verecekler... Yuh!
Banka ismi vermeyelim de durduk yerde başımızı derde sokmayalım, bir şubeden öbür şubeye telefon ücreti, sıkı durun, tam elli lira!
Başka bir banka, hesaplarında belli bir süre işlem yapmayan, yani para yatırıp para çekmeyen müşteriden "hesap işletimsizlik ücreti" alıyormuş!
İşlem yapsan ayrı dert, bu sefer de "işlem ücreti"... İki liradan doksan liraya kadar da değişiyormuş.
Yani, tutsa da tutmasa da...
Son numaraları da cep telefonlarına sizin hiçbir talebiniz olmadan, zırt pırt zorla gönderdikleri mesajlara para kesmeleri... Bu mesajın ille de "borcunuzu şu gün ödeyin" şeklinde olması gerekmiyor, "ödeme tarihiniz yaklaşıyor haa..." şeklinde yerli yersiz uyarı mesajları da ücrete tabi.
Bu tür haybeden gelirler, toplamda faiz gelirlerinin, yani bankaların asıl meşru gelirlerinin dörtte birine dayanmış.
Yok, "hükümet bu kepazeliğe dur desin" yazmayacağım. O hepimizin ortak arzusu.
Şunu yazacağım: Bu memlekette "solcu" geçinen birçok eşek var. Birinin de ağzını açıp da finans-kapitalin bu vahşi sömürüsüne karşı çıktığını duymadık.
Taksim'de polise Molotof kokteyli atmak daha kolay, finans-kapitale posta koymak daha zor herhalde. Ya da "devrim yapacağız" diye sallamak. Eh, "Emek Sineması açılsın ama oradan para kazanılmayıversin" diyenlerin iktisat bilinci de bu kadar olur.
Bu durumda görev gene, kapitalizmin doğru düzgün işlemesini isteyen liberallere kalıyor. Hani solcu geçinen faşistlerin ya küçümsedikleri ya da küfür ettikleri liboşlara...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.