YAZARA MAİL GÖNDER Sevinenler var

YAZARLAR

Buenos Aires'ten umutla kötü haber bekleyenler vardı... Bunlardan bazıları "kazanamazsak kutlama yapacağım" diyecek kadar sapıtmışlardı.
Çünkü İstanbul kazansaydı, "Tayyip kazandı" denilecekti. Buna dayanamazlardı.
(İşte sonbahar geldi, Ergenekon örgütünün taşeron ve sözde solcu yan kuruluşları, ODTÜ'den başlayarak çatışma ve ayaklanma kışkırtmaya da yeniden girişiyorlar... Başka üniversitelerde de "başörtüsü eylemleri" bekleyiniz.)
Bu sözünü ettiğim, muhalefetin "domuz" kesimi.
Bir de "fabrika ayarlarına" yani Kemalizm'e dönmüş, sözde liberal eski solcular var. Olimpiyatlar'ı onlar da asla istemiyorlardı.
Gerekçe de şu elbette: Para gidecek!
Yunanistan Olimpiyat yüzünden batmış... Olimpiyat'tan ettiği zarar Yunanistan'ın dış borçlarının otuzda biri ama onlar böyle diyorlar.
37 tesisten 11'i şimdiden hazırdı. Diğerleri de "sökülebilir" olarak planlanıyordu, yani Yunanlılar'ın ahmakça yaptıkları gibi çürümeye ve ineklerin otlamasına terkedilmeyecekti ama onlar böyle diyorlar.
Bu tesisler eğitim altyapısı olarak Spor Akademisi'ne de devredilebilirdi, üniversitelerarası ortak bir komisyona verilip bütün öğrenciler için bir "spor kentine" de dönüştürülebilirdi, Anadolu'dan yazın İstanbul'a gelen çocuk hem Olimpiyat Köyü'nü "talebe yurdu" olarak kullanır hem de o tesislerde istediği her türlü sporu yapardı, "bozkırlı yüzücülerimiz" bile olurdu... Aldırmıyorlar.
24 bin kişiye geçici de olsa iş bulunacaktı, umurlarında değil.
20 milyar dolar harcayacaktık, 34 milyar dolar geleceği hesaplanıyordu, ama onlar böyle diyorlar.
Üstelik para devletten çıkmayacak, Turkcell'inden Doğuş Holding'ine kadar birçok "sponsor" masrafları üstlenecek ve bölüşecekti, bunu da bilmiyorlar. Ya da biliyorlar da, "cebinizden çıkacak" diye yalan söylüyorlar.
Velev ki beklenen para gelmedi, velev ki giden para cebimizden çıktı, bir miktar zarar ederdik. "Kürt savaşına" 300 milyar dolar gömmüş, Suriyeli yarım milyon mülteciye durduk yerde 2 milyar dolar harcayabilen Türkiye Cumhuriyeti bu zararın altından kalkabilir miydi? Kalkardı.
Fakat üniversitenin verdiği üç kuruş maaşa talim eden küçük burjuvanın, milyar doları duyunca dudağı uçukluyor.
("İnşaat sektöründeki balonun" da tıpkı Amerikan ipotek sistemi gibi patlamasını ve çökmesini, yani Tayyip'in zor duruma düşmesini hasretle bekliyorlar ama bir türlü patlamıyor meret!)
Bu kafa, otuz yıl önce "muz ithal edersek döviz biter" diyen İlhan Selçuk kafasıdır. Muz ithaliyle Antalya ekonomisinin çökeceğini söylüyordu, Antalya ekonomisi katlana katlana gidiyor.
Bu kafa, haberleşme altyapımıza çağ atlatan Turgut Özal'a "canım bu memleketten kim telefon açacak Almanya'ya" diyebilmiş kafadır.
Bu kafa, köprü de yaptırmayız, havaalanı da diyen kafadır.
Bu kafa geçen yüzyılda öldü fakat sahiplerini gömmediler, onlar da ortalıkta zombi gibi dolaşıyorlar. Zombi gibi basket oynayan milli takım misali...
Lakin yaşayan ölülerin yaşları ilerliyor, 2023 yılını görmeyebilirler hani.
2024 ya da 2028 yılı İstanbul Olimpiyatları'na yetişemezler, uyuzluk edemezler. Yazık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.