YAZARA MAİL GÖNDER Mala davara faydası

YAZARLAR

Atacak çamur arıyorlar, bulamayınca çamur çanağını kırıyorlar.
İstanbul sermayesinin basını...
Açık açık "vatan millet elden gitti" yazsalar ciddiye alınmayacaklar. Onu faşist varakpareler yapıyor, kendi müşterilerinin beklentisi de bu.
Bunlar faşistler kadar hödük değiller tabii, çok daha ince hergeleliklerde uzmandırlar.
İmdi, yeni demokrasi paketiyle "q, x, w" gibi harfler serbest bırakılıyor ya, buna nasıl karşı çıksınlar? Bir şekilde karşı çıkmak şart. Uyuzluk edilmesine edilecek de, buna bir kulp bulmalı.
Türk Dil Kurumu Başkanı'nı konuşturmuşlar.
Adam demiş ki, "x, q, w gibi harfler Türkçe'ye katkı sağlamaz".
Yani hükümet abesle iştigal etmiş oluyor.
Elbette sağlamaz. Nöropsikiyatri bilimine ya da Çamlıhemşin ekonomisine ne kadar katkı sağlarsa dilimize de o kadar katkı sağlar.
Bu harflerin yasağı, kurum başkanının deyimiyle onları "Türkçe'ye dahil etmek için" ve "katkı sağlasın" diye kaldırılmadı, bu harfleri kullanan Kürtler'e ceza verilmesin, zulüm yapılmasın diye kaldırıldı.
Başkan bu işlerden çok iyi anlıyorsa, 1928 yılına kadar gitmeli ve bazı şeyleri de sorgulamalıdır, Türkçe'ye bir katkısı bulunsun.
Örneğin, "x" harfinin niçin kabul edilmediğini ve tek harfle işi bitirmek varken (Taxim, ax, axam, axan, exen, sexen, doxan), "ks" çözümüyle kelimenin niçin uzatıldığını merak etsin (Taksim, aks, aksam, aksan, eksen, seksen, doksan)...
"X sesi ve harfi Türkçe'de yoktur, olamaz" diyenler, seksen ve doksan rakamlarının nece olduğunu bize anlatmak zorundadırlar!
Dilimizde mevcut "kalın k" ve "ince k" ayırımı niçin gözetilmemiştir? Niçin gerekli inceltme bir sonraki sesli harfin üzerine şapka şeklinde aktarılmıştır?
Biri "k" öteki "q" ile pekala ayrıştırılabilirdi...
Çünkü Atatürk k'yı beğenmiş ama q'nun hele büyüğünü (Q) beğenmemiş.
Çünkü Mustafa isminden hoşlanmadığı gibi Kemal ismini de Kamal yapmak istiyor, bunun "Öztürkçe" olduğunu düşünüyordu! Q kabul edilseydi, ismi de Qemal yazılacaktı.
1928 yılından taa 1937 yılına kadar bu isim "Kamal" şeklinde yazıldı, "kale" anlamına geldiği söylendi.
Asıl amaç Osmanlı kültürüyle bütün bağları koparıp atmaktı tabii.
Türk Dil Kurumu Başkanı, madem fikir beyan etmeyi seviyor, 12 Eylül'de Türk imlasının nasıl değiştirildiğini ve Kenan Evren marifetiyle nasıl çorba edildiğini de bize anlatsın.
Örneğin bileşik kelimeleri hangi akla hizmetse ayırdılar, böylece anlamları bambaşka olan "yalınayak" ile "yalın ayak" arasında, "hanımeli" ile "hanım eli" arasında, "eliaçık" ile "eli açık" arasında yazımda bir fark kalmadı.
"Pantalon" kelimesini nasıl oldu da "pantolon" yaptınız beyler?
Standartlara mı uyacağız, Ankara memurlarının dilinin döndüğü kadarına, döndüğü şekle mi?
Ama bunun mala davara ne faydası vardır? Yoktur. Q, w ve x harflerinin olduğu ya da olmadığı kadar.
İstanbul sermayesinin basını muhalefeti bu düzeyde yapsın da seçimde gene havasını alsın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.