YAZARA MAİL GÖNDER Tosunlara özgürlük

YAZARLAR

Yooo, bu kadarı fazla! Bu kadarı "kör kör parmağım gözüne" tutumudur.
Auschwitz toplama kampında gene iki Türk öğrenci tutuklandı. Bunlar da "Nazi selamı" vermişler, kollarını havaya kaldırıp kampın girişindeki ünlü "Arbeit macht frei" yazısının önünde resim çektirmişler. Cezası iki yıl hapis.
(Aynı yerde benim de fotoğrafım var ama faşist olmadığım için kolum aşağıda.)
Daha iki ay önce, ekim ayında da aynı yerde iki öğrencimiz tutuklanmıştı. Onlar Türkiye'de okuyorlardı, içeri bu yeni alınanlar Budapeşte'de okuyorlarmış.
Habere bakınca önce şaşırdım, gazeteci arkadaşlar "mükerrer" iş yapıyorlar sandım, iki ay öncesinin bayat haberini ısıtıp yeniden ortaya sürmüşler gibi geldi.
Sonra dikkatli okudum, hayır, bu yeni bir olay!
O kadar yazıldı çizildi, "evladım bu yaptığınız oralarda çok ciddi bir suçtur" denildi, bu işin şakasının olmadığı ve olamayacağı anlatıldı, başlarına benzer işler gelen diğer gafil vatandaşlardan örnekler verildi... Kellim kellim layenfa!
Çocuklar yurt dışında okudukları için Türk basınını izlemiyorlar herhalde, muttali olamamışlar. (Öyle ya, Internet dediğin, elli gramlık beynin ve dört yüz kelimelik anadil bilginle sağa sola "twit" göndermeye yarar.)
Avrupa'da okuyup Avrupa'nın gerçeklerini öğrenmeye sende "ceht" olmadığı için de, oralarda en yapılmaması gereken hatalardan birini yaparsın.
Bu ya öküzlükten kaynaklanıyor, ya da bunlar düpedüz faşist. (Sanki ikisi farklı şeylermiş gibi.)
Bunlar öküzse, canları azıcık yanmalı ki adam olsunlar. Kulakları çekilmeli.
Yok eğer savaştan yetmiş yıl sonra Nazi geçiniyorlarsa, yatsınlar Polonya'nın mapus damında, akılları başlarına nasıl olsa gelmeyeceğine göre rezilliklerine çıkınca devam ederler.
Ya da bunu sırf "meraktan" yapıyorlar, "hele bir faşist selamı verelim gırgır olsun diye, bakalım neler olacak"...
Eh, merakları giderilmiş sayılır. İşte böyle olacak.
Gençliğimizde liselerde çok gözde bir "münazara" konusu vardı: Suçu suçlu mu işler, toplum mu? (Elbette altmışlı yılların ruhuna uygun olarak daima "toplum işler" diyen ekip kazanırdı.)
Yoksa bu çocuklar da suçlu değiller de, onlara "neyin ne olduğunu" öğretmeyen ortaöğretim sistemimiz mi suçludur?
Eh, Polonyalı savcının da bizim milli eğitim bakanını içeri tıkacak hali yok ya...
Pek böyle olduğunu sanmıyoruz, çünkü çocuklar Budapeşte Üniversitesi'nin tarih bölümünde okuyorlarmış!
O zaman da girer yatarsın yavrum, tarih bilgini yaşayarak pekiştirirsin, geçmiş olsun, Hitler kurtarsın.
Çıktıkları zaman Türkiye'ye dönsünler, sapasağlam ayakta olan kontrgerillaya girsinler. İşleri hazır. Burada faşistlere ekmek çoktur.
Fakat asıl merak ettiğim de şudur:
Ergenekoncu ve darbeci hükümlüleri kodesten kurtarmak için beş yıldır yırtınan CHP medyası, acaba bu çiçeği burnunda pırıl pırıl genç faşistlerimizi Polonya zındanlarından kurtarmak için de bir "tosunlara özgürlük" kampanyası düzenleyecek mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.