YAZARA MAİL GÖNDER İtinayla niyet okunur

YAZARLAR

Muhalif basının kadınlarından biri bendenizi "niyet okumakla" suçlamıştı. Bunların gazetelerinde yayınlanan birçok haberi süzgeçten geçirdiğim için. Akranına çatması gerekirdi, öyle yapmadı. Şimdi biz gene bakalım arkadaşları ne gibi haltlar karıştırmışlar, belki azıcık utanır.
Göbekte, sağ orta sayfa üstünde dört sütuna eşek kadar bir fotoğraf: "Kılıçdaroğlu tiyatroya gitti!"
Bendeniz gazetecilikten anlamadığım için önemsiz geliyor ama önemli bir olay demek ki.
Vallahi yalan da sayılmaz, seyrettiği en son oyun olarak 1968 yapımı "Devr-i Süleyman"ı hatırlayan Kılıçdaroğlu, kırk beş yıl sonra tiyatroyla barışmış.
Barışıp da nereye gitmiş, Shakespeare mi seyretmiş?
Okuduğu en son roman olarak da "İnce Memet"i hatırlayan büyük solcu lider, Müjdat Gezen'in kışta kıyamette hiç "sezonu" olmadığı halde Ankara turnesine çıkan "Olmasaydı" isimli oyununa gitmiş.
Yahu bu oyun, Müjdat'ın hani İngiltere'den özel yapım bebek getirtip sahnede Zübeyde Hanım'ın bacakları arasından çıkarttırdığı ve böylece "kutlu doğumu" canlandırdığı Atatürk oyunu mu?
(Evet, bu tür saçmalıklar bana "batıyor"...)
Yok, o değil galiba, bu oyunda Atatürk'ü Samsun'a gidemeden İngilizler yolda öldürüyorlar, yani Samsun'a "çıkamıyor", sonra olaylar hızla gelişir... (Ordu müfettişi olarak resmi tayinle yola çıkan Atatürk'ü İngilizler daha o zamandan niçin öldürsünler, Intelligence Service bu kadar mı ileri görüşlüydü?)
Efendim bu tiyatrodur, her türlü komiklik serbesttir.
Eee, sonra? Hiiiç, Kılıçdaroğlu oyunu seyretmiş, sonrasında birtakım kilolu hanımlarla resim çektirmiş. Haber bu.
Hani Babıali utanmasa altına "yakalandı" da yazacak.
Fakat haberin "yan unsurlarını" atlamayalım: Seyirciler arasında Ahmet Necdet Sezer de varmış. Mehmet Haberal, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun falan da oradaymış. Gözlerimiz Mustafa Balbay'ı aradı. Keşke Doğu Perinçek de bu anlamlı geceye onur verebilseydi...
Hatırlamayabilirsiniz, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül'den önceki cumhurbaşkanımızdır. "Anayasa fırlatmasıyla" ünlüdür. Bir de, eline filesini alıp Gima'da kuyruğa girmesiyle.
Hep birlikte resim çektirmişler. Haber bu. İmdi... Bu haberde ne gibi bir "niyet" arayabiliriz? O hanımı kırmayalım.
Gazetecilikten anlamadığımız için "Kılıçdaroğlu'nun ne kadar Atatürkçü olduğu gösterilmek isteniyor" diyebiliriz. Ayol bunu bilmeyen mi var?
"Reklam reklamdır" mantığıyla hazretin fotoğrafını alavere dalavere bir kere daha yayınlamakta fayda görmüş olabilirler... Ayol adamın suretini tanımayan mı var?
Belki de "bakın bu tiyatroya falan da gidiyor, ötekiler kırodur" denilmek istenmiştir...
Hani, güya Demirel konsere gitmiş de, Dokuzuncu Senfoni'yi çalıyorlar, "keşke erken gelseydik de ilk sekiz senfoniyi kaçırmasaydık" demiş, onun gibi... Buna karşılık İnönü klasik müzik severdi ya, özellikle çello...
Kılıçdaroğlu konsere gitsin, Elgar'ın çello konçertosunu sıkılmadan başından sonuna kadar dinlesin, oyumuzu vermeyi düşünelim.
Makaram da sarı bağlar, lo...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.