YAZARA MAİL GÖNDER Haklısınız bayan

YAZARLAR

Kim hükümetle papaz olursa Aydın Doğan'ın gazetesinde hemen sayfa üstüne çıkıyor maşallah... Kılıçdaroğlu ve Bahçeli gibi yıpranmış isimler muhalif basında sayfa dibine indiler, yeni yıldızlar yumurtlamak lazım, feminizm ayağından bu bir kadın olursa daha da iyi (Sarıgül ağzını açsa onu da fırlatacaklar da, Sarıgül "yolsuzluk" konularına girmeye nedense hiç niyetli değil!)
Bayan Emine Ülker Tarhan'la konuşmuşlar. Son günlerde CHP'nin "milliyetçi" kanadının sesi pek duyulur oldu ne hikmetse.
Bayan Tarhan alışıldık "hükümete giydirme" cümlelerini tekrarladıktan sonra, ilginç bir şey söylemiş:
"Bu ülkenin geleceği hiçbir zaman seçmenin bu kadar elinde olmadı" demiş.
Yani çözümü darbeden değil seçmenden bekliyor.
Aman ne güzel. Faşizm imana geliyor! Hitler de darbeyle marbeyle değil, seçim kazanarak gelmemiş miydi?
Bayan Emine'nin seçmenden beklentisi elbette "AKP'yi sandıkta devirme" beklentisi...
Gerçi "hükümet-cemaat" kavgasına "bizim işimize yarıyor mu diye bakmak doğru değil, bu utanç verici olurdu" demiş ama istemiyorlarsa da yan ceplerine koyulmasına bayılacaklar! Okuyucunun bunu görmeyecek kadar düşünme özürlü olduğunu sanıyorlar.
Başbakanı indirmek için CHP'ye payanda olan cemaati, Kılıçdaroğlu'yla Amerika'da halvet olan cemaati, Sarıgül'ün arkasında duran cemaati ibretle gözledikten sonra hiçkimse bize "bu konuya tarafsız bakıyoruz" mavalını okumasın! "Cemaat örgütü hükümeti devirebilseydi buna hiç sevinmezdik" numarası yapmasın. Bayan Emine zekâmıza hakaret etmesin.
(Açık konuşması elbette utanç verici olurdu ayrıca.)
Lakin, şu cümle kendisini bağlayacaktır. Kendisi CHP'de yönetici olduğuna göre partiyi de bağlayacaktır: "Bu ülkenin geleceği hiçbir zaman seçmenin bu kadar elinde olmadı"...
Yani Bayan Emine, sandık gerçeğini kabul ediyor, sandık sonucunu, bu sonuç ne yönde çıkarsa çıksın, şimdiden tescil ediyor.
Biz de ediyoruz. Çünkü sandık esastır. Sandığın dediği dediktir.
Sandık ne derse odur.
Bayan Emine elbette sonucun kendi çıkarlarına olmasını ister. Zaten o sözü "seçmen AKP'yi iktidardan indirsin" temennisiyle söylemiştir.
Bu da siyasi hakkıdır.
Fakat, olmadığı takdirde buna saygı göstereceğini aha da beyan etmiştir bir kere.
Bu laf onu bağlar. Yoksa kıtır mı atıyor?
Sayın bayan, seçimi CHP kazanırsa ben kabul ediyorum, AKP kazanırsa siz ne yapacaksınız? Hele bu zafer, toplam seçmenin yarısı gibi "tartışılamaz bir oranda" tescil edilirse?
Lafınızı çiğneyip şarlayacak mısınız?
Basın amigolarınız elbette gene küfür edecekler, çamura yatacaklar da, sizin tutumunuz ne olacak? "Ülkenin geleceğini ellerinde tutan seçmenin" tercihini AKP'den yana koymasına ne diyeceksiniz?
Deftere yazdık, 31 Mart Pazartesi sabahını bekliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.