YAZARA MAİL GÖNDER Halkımız padişahını sever

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Ramazan günleri halkın padişah türbelerine nasıl akın ettiğini görünce, Türkiye'nin gerçeği kafama dank etmişti...
Halk, bilinçaltıyla da bilinçüstüyle de Osmanlı'ydı. İliklerine kadar... Osmanlı yokolmamıştı, aydınların zihinlerinde "bozgun ve kompleks" şeklinde sürüyordu, halk katında da "saygı ve hatta özlem" şeklinde.
Burası geri kalmış bir yarı-sömürge değildi, koca bir imparatorluk kalıntısıydı. Fikirlerini "mazlumluk" üzerine kuran sosyalistler burada hep yenilmeye mahkûmdu.
Bakın şimdi ne olmuş: Hani şu "Türk usulü Tudors dizisi" dediğim Muhteşem Yüzyıl var ya... Üç yıl boyunca lafı eveleyip geveledikten sonra nihayet Şehzade Mustafa'nın öldürülmesine gelebildi.
Pargalı İbrahim'in idamına pek aldırmayan halkımız da, ilgili bölümü seyrettikten sonra koşa koşa Şehzade Mustafa'nın türbesine fatiha okumaya gitti!
Beş yüz yıl önce İbrahim Paşa'yla "makbul İbrahim oldu maktul İbrahim" diye dalga geçenlerin torunları, beş yüz yıl sonra bile Mustafa için üzülüyorlardı. Yüz binden fazla da "tweet" atılmış!
Halk o zamanlar Mustafa'yı çok ama çok sevmişti... Aynı zamanda bir yeniçeri olan Taşlıcalı Yahya Bey, ünlü mersiyesinde şöyle ağlıyordu:
"Medet medet bu cihanın yıkıldı bir yanı
Ecel celalileri aldı Mustafa Han'ı"...
Daha sağlığında padişah gözüyle, tahtın doğal sahibi gözüyle bakılıyormuş demek ki... Halk, Hürrem denilen fettan kadının kendi oğlu Selim'i tahta geçirmek için üvey oğlunun ölümüne yol açmasını bir türlü hazmedememiş...
İlk büyük yenilgiler de alkolik Selim'in dönemine rastlamaz mı? (İnebahtı)...
Hep merak ederim, Beyazıt'ın yerine Cem geçseydi tahta, Selim'in yerine Mustafa geçseydi, Osman bir darbeyle devirilmeseydi, Vahdettin'in yerinde sapına kadar milliyetçi İkinci Abdülmecit olsaydı, Osmanlı tarihi nasıl olurdu acaba?
Halk sevdiği padişahı çok sever, sevmediğinden de nefret etmez, hayır, isim takar ve dalgasını geçerdi...
Örneğin, seks düşkünlüğüyle de ünlü Deli İbrahim'in oğlu Avcı Mehmet için şu söylenti yayılmıştı:
"Babası kadın delisiydi, oğlu av delisi!"
Halk Abdülaziz'i de çok sevdi, Abdülhamit'i de. Buna karşılık, Batılı kılık kıyafetle ilgili ilk düzenlemeleri yapan İkinci Mahmut'a "gâvur padişah" deyip çıkıverdi. Halk Batı'yı istemiyordu.
Lakin, Atatürk'ü de, ülkeyi kurtarmış olmasının muazzam prestijine de hayranlık duyarak "bir nevi modern padişah" gibi algıladı ve onu da çok sevdi.
Buna karşılık, bizzat Atatürk'ün kendisinin de dillendirdiği şekilde, "İsmet'i sevemedi"...
Acaba ikinci cumhurbaşkanımız, Atatürk'ün vasiyeti doğrultusunda Mareşal Fevzi Çakmak olsaydı...
Acaba Menderes başbakan değil de en fazla tarım bakanı... Hep merak ederim. Ama bir şeyi iyi bilirim, altmış iki yılda hiçbir şey öğrenmediysem bunu öğrendim:
Halkın Şehzade Mustafa'yı beş yüz yıl sonra bile niçin sevdiğini anlarsan, iktidara gelirsin.
Anlayamazsan, seni belediyeci Mustafa da kurtaramaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.