YAZARA MAİL GÖNDER Civcivler aç kalmasın paşam

YAZARLAR

Şu bizim canımız ciğerimiz "emekli memur gazetesi" var ya (çünkü en verimli gırgır malzemesini o sağlıyor sağolsun)...
Emekli Orgeneral Aytaç Yalman'ın "1283 Harbiyeli Mustafa Kemal" adlı tiyatro oyununu değerlendiren yazımızı okuyunca önce bir yutkunmuşlar, sonra da paşaya "cevabi nitelikte" bir yazı yazdırmışlar.
Paşa elbette bizim gibi "sivil parçalarıyla" hiç muhatap olmadan, eserini niçin, nasıl ve ne suretle kaleme aldığını "ortaya" açıklamış, kalemine sağlık.
Lakin, yazısında bir husus dikkatimizi çekti.
Sayın Yalman, "Atatürk hakkında bugüne kadar yazılan eser ve biyografilerin- biyografi eser kapsamına girmiyor mu?- sayısı on binleri bulmuştur" diyor...
Bin değil, on bin de değil, on binler...
Ne zaman ve nasıl saydınız paşam?
Şunun listesini lütfen ve behemehal yayınlayınız.
Hiç merak etmeyiniz, hamiyet sahibi Kemalist gazetelerden biri "özel ek" şeklinde değerlendirir, hani milli piyangoda kazanan numaralar ya da üniversite giriş sınavı soruları gibi, biz de aydınlanmış oluruz.
Kalınca olacağından, kitap halinde de yayınlayabilirsiniz, raflarda yerini alır.
Bendeniz saysam saysam ha deyince yirmi-otuz tane sayabiliyorum, cehaletime veriniz.
Sayın Yalman, "kuşkusuz zamanla bu rakam yüz binlere ulaşacaktır" diye de eklemiş.
Keşke paşam, keşke... Fakat bu arada civcivler de gıda alsınlar, onları ihmal etmeyiniz.
"Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle" (Nazım Hikmet)
Bu arada bir de Milliyetçi Kadınlar Kurultayı kurulmuş. Anıtkabir'e yürüyüp hükümeti Ata'ya şikâyet edeceklermiş. Atatürk'ün kalkıp "haklısınız kızlar" demesi pek beklenmiyor ama zarar yok.
Lakin, başkanlarının bir lafı da, tıpkı Yalman Paşa'nın on binlerce eseri gibi, dikkatimi çekti.
Sayın Şenol Bal, "milli mücadele döneminde kadınlar büyük mücadele ettiler" demiş.
O dönemden biz bir Halide Edib Hanım'ı biliriz, bir de Tekalif-i Milliye Kanunu uyarınca cepheye kağnıyla cephane taşımaya mecbur tutulan Elif Bacı ve benzerlerini (bunu da herhalde şair Fazıl Hüsnü'nün etkisine borçluyuz.)
Milliyetçi kadınlar, milli mücadelede başkaca hangi kadınların nasıl büyük mücadele ettiklerini örnekleriyle açıklamak zorundadırlar.
Sonra Anıtkabir'e gittiğinizde Atatürk sorarsa "kimlerdir bu hanımlar, ben niçin tanımıyorum" diye, mahçup olursunuz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.