YAZARA MAİL GÖNDER Atılan kazık sayısı

YAZARLAR

Bir köşe yazarını gizlice öldürmenin en sağlam yolu, ya "puntosunu" ya da sayfasını değiştirmektir, ya da ikisi birden.
Yazıyı küçültürsün, okuyucu kaçar.
Sayfasıyla oynarsın, yeni yerinin okurun kafasında yer etmesi üç ay sürer. (Erkekçe kovmak yerine Babıali'nin pek iyi bildiği "altını oymak" tabir edilen rezillikten sözediyorum.) Bir televizyon programını öldürmenin en sağlam yolu da ya saatini, ya gününü değiştirmektir, ya da ikisi birden.
Televizyon dünyasının içinde on yıl süreyle bulunduğum için çok iyi biliyorum, orada da seyircinin yeni saati ve günü "algılaması" yaklaşık üç ay sürüyor.
Programı falan değil televizyon kanalının kendisini öldürmek istiyorsan da, ikide bir, yerli yersiz "yayın durdurma" cezası verirsin! Seyirci kaçar.
Çünkü burada "kadınlara ve çocuklara yayın yapma" cezası verilemiyor.
Yani seyirci, "bulaşık da yıkarız ofsaytı da biliriz" der gibi "kanalımızı da severiz belgesel de seyrederiz" demiyor.
Şimdi bir televizyon kanalı, A Haber, öldürülmek isteniyor. Kırk beş ayrı durdurma cezası... Onu halletsinler, sıra ATV'ye de gelir.
Böylece meydan, yalan haber veren "Fethullah uşağı" soytarılarla, gençliği kışkırtıp Taksim'e dökmek isteyen karanlık adamlara kalır. Aydın Doğan grubu da, Basın Konseyi de, Gazeteciler Cemiyeti de zil takar oynar (eskiden şampanya patlatırlardı.)
A Haber'in suçu, "açılan sandık sayısıyla" oynamamak, seçim gecesi "sanki CHP önde gidiyormuş gibi" iki saat sonra fos çıkacak alaturka numaralara tevessül etmemek.
Ama RTÜK'ün alt kadrosu bunu öne sürmeye utanınca, bir hafta önceki yayınlara göz dikiyor. "Tarafsız değilmiş"... Bu bir devlet kanalı değildir, tarafsız olmaya da mecbur değildir. İsterse TKP'yi tutar, kimse karışamaz.
Başbakanı programa çıkarıp soru sormak "seçim yasağı çiğnemek" değildir.
Tarafsız görünsün diye yanına yirmi altı partinin başkanını daha mı katacaklardı? (Stüdyoda oturtacak yer bulun, eğlence programı niyetine vallahi düşünelim.) Her kanala her türlü partinin başkanı çıkıyor, haber bültenlerinde her mitingin görüntüsü veriliyor, adaylar çıkıp projelerini anlatıyorlar, bir tek A Haber'e yasak.
Kılıçdaroğlu'nun "yetmişlerde kalmış kafası" gibi, bu da "tek kanallı siyah-beyaz TRT" döneminde kalmış bir Ankara uygulaması, ama ne hikmetse yalnızca A Haber'e işliyor!
RTÜK açıktan topu ortalıyor, YSK altı pastan gelişine vuruyor... RTÜK içindeki "paralel parmak", Ankara bürokrasisinin Tayyip sevgisizliğiyle ittifak mı yapıyor?
Twitter'e, YouTube'a özgürlük olacaksa, A Haber'e de olacaktır, dinci kanallara da olacaktır, faşist kanallara da olacaktır.
Seçim sonuçlarının intikamını almanın tek yolu gene seçimden geçer, bu "Ahmet Necdet Sezer tavrıyla" nereye varacaksınız?
Sahibi yarın A Haber'i temelli kapatır, B Haber'i açar, hadi bakalım ne yapacaksınız?
İnönü diktası Markopaşa dergisini kapatmış, dergi Malumpaşa, Merhumpaşa, Bizimpaşa, Yedi-Sekiz Hasan Paşa gibi gırgır isimlerle yayınını sürdürmüş, CHP bu dergiyle bir türlü başa çıkamamıştı...
Sonra ne oldu 1950'de? Herkes pek iyi bilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.