YAZARA MAİL GÖNDER Seçim yasakları mevzuatı hemen değiştirilmelidir

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Oktay Ekşi Beyefendi Hazretleri bir gün bana "gazetelere sansür konulamaz ama televizyonlara konulmalıdır" demişti!
Tüylerim diken diken olmuştu.
Sonra 'Bunlar analarını da satarlar'diye küfür etti, gazetesinden kovuldu, gitti CHP saflarına katıldı, o gayya kuyusunda yokoldu. (Yaşıyor olmalıdır, ölse duyardık.)
Kafa budur işte. Gazeteler özgür ama televizyon denetim altında olacak, çünkü seslendiği kitle ve etkileme gücü çok daha büyük.
Mükemmel bürokrat kafası.
Dehşet verici olan, bu ülkede 2014 yılında bile 1974 yılı kurallarının, yani "siyah-beyaz tek kanallı TRT" dönemi yasaklarının yürürlükte olmasıdır.
Bendeniz doksanlı yılların başlarında çıkıp "özel televizyonlarda siyasi parti reklamı serbest olmalıdır" demiştim de yedi buçuk ay mı ne hapis yemiştim!... Babıali'de attığı zaman mangalda kül bırakmayan hiçbir ikiyüzlü hergelenin kılı bile kıpırdamamıştı.
TBMM'nin yapacağı, aslında çok geç kaldığı bir işlem var: Seçim yasaklarıyla ilgili kanun ve yönetmelikler derhal değiştirilmelidir. Hemen. Meclis tatile girmeden.
Seçimden önceki cumartesi akşamı güneş batana kadar her türlü yayın organında her türlü reklam ve propaganda serbest olmalıdır.
Hiçbir özel televizyon tarafsız olmak zorunda da değildir, hiçbir gazetenin olmadığı gibi.
Önümüzde cumhurbaşkanı seçimi var. Ne olacak, 1 Ağustos'tan itibaren adaylar televizyona çıkamayacaklar mı?
Yaaa... 1974 yılında cumhurbaşkanını günün birinde "halkın seçeceği" akıllara gelemezdi bile...
Bu külüstür mevzuat Yeni Türkiye'ye asla yakışmıyor.
YSK da çok iyi denetliyor maşallah:
Seçim günü hem ara sokaklarda hem de koskoca Bağdat Caddesi'nde tam dört partinin bayrak ve flamaları, en az üç-beş adayın afişleri durup duruyordu, kimse onları kaldırmamıştı, gözlerimle gördüm.
Yasak değil miydi?
Ağaçlara ve elektrik direklerine serbest, televizyonlara yasaktı herhalde.

Haşim Kılıç köşke mi oynuyor?

Muhalefetin aklı varsa, o da bu seçim yasakları mevzuatının "güncellenmesi" girişimine destek verir.
Çünkü "ona da lazım" olacaktır.
Aday bulamıyorlar demiştik, aday beliriyor gibi...
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç.
Gerçi kadın değil ama hem sivil, hem yüksek bürokrat, hem de iktidarın çıkardığı kanunları arslanlar gibi bozan "hukuk kahramanı"...
Bir çeşit "yeni Ahmet Necdet Sezer" adayı! Daha ne?
Kaldırın şu külüstür yasakları da, Fethullah Gülen'in ve Aydın Doğan'ın kanalları Sayın Kılıç'ın reklamını ağustosun ilk haftası boyunca da rahatlıkla yapabilsinler!
Kaybedecektir ama zarar yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.