YAZARA MAİL GÖNDER İşin tekniğine gelelim

YAZARLAR

Tamam işte, işin rengi belli: Recep Tayyip Erdoğan yeni cumhurbaşkanı. Büyük bir ihtimalle, beş yıl sonra da bir kere daha, yeniden cumhurbaşkanı (5 artı 5 formülüyle)...
Beş yıl sonra, 2019 demek... O yılın özelliği, her üç seçimin de birlikte yapılacak olması: Hem cumhurbaşkanı, hem meclis, hem belediyeler.
Eğer AKP 2015 seçimlerinde yeni bir anayasa yapacak yeterli çoğunluğu bulursa, "başkanlık sistemi altında 2019 seçimleri"...
Yok eğer bulamazsa, "bugünkü sistemle" 2019 seçimleri...
Vuslat o yıla kalırsa da, başkanlık sistemiyle bu sefer 2023 seçimleri!
Lakin havada kalan birçok "teknik" sorun var. Bu sorunların, 2019 değil, 2023 değil, hemen bu yıl, bu yıl da değil hemen şu iki ay içinde çözümü şart.
Şu anda Yüksek Seçim Kurulu başkanının yerinde olmak istemezdim.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi formülü kabul edileli, yani o referandumdan bu yana altı buçuk sene geçtiği halde, herhangi bir hazırlık yaptılar mı?
"Birinci tur 10 Ağustos, ikinci tur 24 Ağustos" deyip geçtiler.
O kadarına kör dedem de karar verir. Herhalde eylül ayına bırakıp anayasa dışına çıkacak ya da seçimi pazar gününden perşembe gününe çekip tarihe geçecek değillerdi.
Havada kalan sorulara çözümleri, kararları nelerdir?
10 Ağustos günü sandık başına gittiğimiz zaman oy pusulasında adayların fotoğrafları bulunacak mıdır? Bulunmayacaksa, okuma yazma bilmeyen vatandaş ne halt edecek?
Peki parti amblemleri olacak mıdır? Olmayacaksa, "dağdaki çoban" kimin hangi partinin adayı olduğunu nereden bilecek?
Yoksa "tarafsızlık ayağından", mesela Tayyip Bey'in hangi partinin adayı olduğu seçmenden ustalıkla gizlenecek, hiç mi hiç belli edilmeyecek midir?
Hiçkimse bu konuda tereddüde düşecek kadar eşek değildir, tamam da, "diğerlerinin" kimin adayı olduğunu seçmen nereden bilecek? Herkes gazete okumuyor ki... Televizyonda gördüğü kadarıyla bir fikir sahibi olacak...
Çok zayıf bir ihtimal ama, diyelim ki iş ikinci tura kaldı: On gün içinde bu kez "ikili" yeni pusulalar mı basılacak, bunlar ne ara dağıtılacak?
Yoksa pusulalar birleşik değil de, muhtar seçiminde olduğu gibi her aday için tek tek, ayrı ayrı mı yapılmalı?
İkinci tura kalan iki adayın pusulasını tutarsın, ötekileri çöpe atarsın olur biter.
O zaman "evet mühürüne" de gerek kalmaz, zarfa koyacağımız "bireysel pusula" yeterli olur.
Sandık kurullarında gene her partinin temsilcileri bulunacak mı? Aday göstermeyecek partinin orada ne işi var? Her parti de aday göstermeye kalksa, pusulanın uzunluğu gene bir metreyi bulur. Tekli pusula sistemi kabul edilse, sandık başı cumhuriyet balosunun konfeti yağmuruna döner.
Öyle mi olacak, böyle mi? Ben gazeteciyim bilmiyorum, siz biliyorsanız bana söyleyiniz.
Hele durun bakalım, daha ortada aday yok, her şey 13 Haziran günü belli olacak.
Anladık da, "teknik" açıdan ne nasıl çözümlenecek? İnsan iyi kötü bir açıklama yapar yahu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.