YAZARA MAİL GÖNDER Zeki, çevik ve tarafsızı

YAZARLAR

Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıymış, öyle diyorlar.
Evet, mesela Atatürk çok tarafsız bir cumhurbaşkanımızdı. İnönü çok tarafsızdı. Bayar da çok tarafsızdı. Hele Gürsel, Sunay, Korutürk falan, tarafsızlık nümuneleriydi.
Kenan Evren de çok tarafsızdı, Özal da, Demirel de, Sezer de.
Taraflı olan bir tek, otuz gün sonra cumhurbaşkanı olacak Erdoğan'dır.
Atatürk o kadar tarafsızdı ki, kendisi bir parti kurmaktan, hele o partinin genel başkanlığı sıfatıyla cumhurbaşkanlığı makamını birleştirmekten titizlikle kaçınmıştır.
(Zaten yapacağı her reformu da halka sorardı, o kadar da katılımcıydı yani... Halk ezici bir çoğunlukla şapka giymek ve Latin alfabesi kullanmak istediğini beyan ettiği için devrimler yapılabilmiştir.)
İnönü o kadar tarafsız bir cumhurbaşkanı olmuştur ki, kendini partinin yalnız başkanlığına değil, "değişmez" genel başkanlığına seçtirmekten çok utanmış ve bu çirkin yola asla gitmemiştir.
Asker kökenli diğer cumhurbaşkanlarımız hiçbir zaman "bürokrasiden yana" taraf olmamışlar, içlerinde bizzat kendisi cunta kuran da, evinden sabahın köründe alınıp Ankara'ya götürülerek cuntanın başına geçirilen de hiç çıkmamıştır.
Darbe yapan da çıkmamıştır vallahi. Tarafsız adam öyle kaka şeyler yapmaz.
Sivil kökenli kimisi de darbesini radyoevi basarak değil, başbakan yardımcısının kafasına Anayasa kitapçığı fırlatarak yapmış ve böylece seçimle gelmiş hükümete karşı ne kadar tarafsız olduğunu kanıtlamıştır.
Örneğin Abdullah Gül de katılımcı olduğu için başbakanlık görevini ayıp olmasın diye zaman zaman Baykal'a, avunsun diye zaman zaman Kılıçdaroğlu'na, üzülmesin diye de bir iki kere Bahçeli'ye vermiş ama bu haberler basın tarafından atlandığı için tarihe geçmemiştir.
Erdoğan katılımcı da değildir.
Olmadığı için, bir karar alacağı zaman dönüp de muhalefete "bizi boşverin, siz ne diyorsunuz, nasıl istiyorsanız öyle yapalım" dememiştir.
Oysa bir başbakan, Anayasa değişikliği istediği zaman bunu cahil halka asla götürmemeli, ama Taksim meydanında ağaçların yerlerini değiştireceği zaman bunu Nişantaşı'nda oturanlara mutlaka sormalıdır...
Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı ve kendisi kurufasulya yerken eşi de "suşi" yemelidir. Çünkü kültürleri birleştirecektir ya...
Tarafsız cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu'ndan son günlerde "ne kadar Batılı" olduğunu dinliyoruz. Ağustos ayı yaklaştıkça "ne kadar Doğulu" olduğunu da dinleyeceğiz. İşte tarafsızlığın kralı.
Demirtaş da "aslında Türkler'i ne kadar sevdiğini" göstermeye çalışıyor.
Bakarsınız Fethullah Hazretleri de Papa Françesko'yla elele tutuşur...
Tarafsız ol hacı dayı, taraf olmak iyi bir şey değilmiş. Türkiye'ye karşı İsrail'i tutma mesela, ortadan git.
Gerçi manevi kerimen "düşünmek taraf olmaktır" diyor ama insanlar düşünüp de Erdoğan'ın tarafında olacaklarsa hiç kıymeti yok!
Vatandaş, meseleyi yanlış anlama... Aslında cumhurbaşkanı tarafsız olsun demiyorlar ki, Erdoğan cumhurbaşkanı olmasın diyorlar.
Bakalım yutacak mısın bu dolmayı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.