YAZARA MAİL GÖNDER Geleniniz gideniniz bol olsun

YAZARLAR

Malumunuzdur, bayram demek "beyazlar" için tatil, "zenciler" için de ziyaret ve ibadet demek... Kimisi devirdiği şişe sayısıyla övünür, kimisi de el öpmeye gelen torun torba çokluğuyla.
Gelenektir, bayramda büyükler küçüklere değil, küçükler büyüklere giderler. Lakin "paralelciler" bu kuralı bozmuşlar, hani Karl Marx'ın "Hegel'de başaşağı duran diyalektiği ayakları üzerine dikmesi" gibi, bu kez büyükler küçüklerin ziyaretine gelmişler.
Gözaltında bulunan paralel polislerden biri ziyaretçi akınına uğramış.
Boru değil, kendisini nezarette ziyaret edenlerin başında peygamber efendimiz geliyor!
Gerçi Hakan Şükür de ziyaret etmişti ama o sayılmaz.
Efendimizin bazı ulemanın rüyalarına girip "Tayyip aleyhindeki twitleri arttırın" şeklinde verdiği emir ve direktiflerini duymuştuk ama kodes gezdiğini ilk defa görüyoruz.
Elbette bu değerli devlet memurunu ziyaret edenler yalnız efendimizle de sınırlı kalmamış. Başta Hazret-i Ayşe anamız olmak üzere, Hazret-i Fatma anamız, ayrıca dört halife, ashab-ı Bedir, şüheda-yı Uhud, Bediüzzaman Said-i Nursi, programa ilaveten taa Pennsylvania gibi küffar içlerinden üşenmeden kalkıp gelen Fethullah Gülen Hocaefendi, bu değerli polisimizi ziyaret etmişler! (Adnan Menderes'in de Yassıada'dan uçarak gidip cuma namazlarını Mekke'de kıldığı ve dönüp hücresine girdiği söylenirdi.)
Bizim kimbilir ne günahlarımız var ki bizim eve Oflu Hoca bile uğramıyor.
Bu "hadise" uykuda falan değil, uyanıkken yaşanmış. Vallahi, billahi ve de tallahi... Ziyarete uğrayan polis bir arkadaşına mektup yazmış, o da "twit" atarak duyurmuş. Diğer arkadaşları mektubu gözyaşları içinde okumuşlar.
Bu olayla "sonu hayıra çıkacak bir sürece girilmiş" oluyormuş.
Elhak, o süreç 11 Ağustos sabahı daha da başka bir renkte tecelli ve tezahür edecektir.

Uçan profesör
Fethullah'a çalışanlardan söz açılmışken Profesör Süleyman Yaşar'ı anmamak olmaz... Hocamız ısrarla başbakanın "seçimi kaybedebileceği" temasını işliyor.
Ekonomi cansızmış, "güven endeksi" düşmüş, hoca bu tahlilinden "diğer adayların şansı çoğalıyor" şeklinde bir sonuç çıkarıyor, yani Demirtaş'a bile şans veriyor!
Denekler o kamuoyu araştırmalarını, o anketleri yapanları işletiyorlar mı yani? Onlarla kafa mı buluyorlar? Yoksa o "yüzde 55-58" beklentisini uzaylılar mı yaratıyorlar?
Benim bir profesör arkadaşım var, o da Fethullahçı'dır, Taksim olaylarından sonra "AKP yüzde 40'a düşer" diye tutturmuştu. Yani, "profesör milletine" olan güvenimi bir hayli sarstı.
Senin bu tür yazıların da ancak "sizin evde" güveni ve huzuru sağlamaya yarar hocam! Allah bozmasın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.