YAZARA MAİL GÖNDER Ananın sütü

YAZARLAR

Yanlış anlamayınız efendim, başlıkta küfür yoktur. Anasını da sütünü de gündeme getiren ben değilim üstelik, Ekmeloğlu'nun reklamını yapmaya çalışan bir kısım basın.
Söz konusu şahsiyet İstiklal Marşı'nı bilmemekle, kıta ile beyiti birbirine karıştırmakla suçlanıyor ya, elbette kendini savundu.
"Ben onu anamın sütüyle beraber emdim" dedi.
Yani İstiklal Marşı, emilen bir şey.
Cork cork cork cork... Biberondan değil, direkt memeden.
Acaba emziğe sürülüp verilen bir yan ürün mü aynı zamanda, vitamin desteği niyetine? Ama sanmıyorum, bu tıpkı Y kromozomu gibi direkt anneden geçiyor.
Anne sütünün yararları saymakla bitirilemiyor ama bebeklere bir yandan "milli bilinç", diğer yandan "edebiyat zevki" aşıladığını bilmiyorduk. Tevekkeli değil doktorlar annelere "çocuğunuzu kendiniz emzirin" diye telkinde bulunuyorlar, bir bildikleri varmış.
Herhalde "korkma" diye başlayan şiir, çocuğun karanlıktan korkmasını, yatağına işemesini falan da önlüyor... Her bakımdan faydalı...
Yoksa Ekmeloğlu mecaz mı yapıyor, annesi Seniye Hanım Mehmet Akif'in dizelerini ona memesiyle vermemiş de emzirirken bir yandan kulağına mı fısıldamış?
Bebeğin kulağına ezan okunur da, bu biraz ağır gelmez mi hap kadar çocuğa?
Bana Günter Grass'ın "Teneke Trampet" romanının kahramanı cüce Oscar'ı hatırlattı.
Orada da doğmak üzere olan bebek Oscar "dışarıdaki" dünyaya şöyle bir bakıyor, hiç beğenmiyor, gene de çıkmaya ama büyümemeye karar veriyordu... (Romandan uyarlanan aynı adlı filmin başında, "içeriden dışarıya" bakan kameraya dikkat isterim, hele o görüntünün çerçevesine.)
Bilinçli bebek vesselam. Tam cumhurbaşkanı adayı olacak bebek. Bizde o bilinç olmadığı için biz İstiklal Marşı'nı ancak ilkokulda öğrenebildik.
Ekmeloğlu'nun yedi yıl gerisinden gelmişiz. Zaten bizi de aday maday yapmıyorlar. Marşla değil Çapamarka pirinç unuyla beslendik, o zamanlar Aptamil falan da yoktu.
Şaka bir yana, Ekmeloğlu'nun bu saçmasapan konuşması, bana daha da vahim bir şeyi hatırlattı: Bir bürokratımız, "Atatürkçülüğü yeni doğmuş bebeklerin zihinlerine çivi gibi çakacağız" demişti. Maşallah erken başlıyorlardı.
Acaba Seniye Hanım, cumhurbaşkanı adayının yanaklarına süzülen bazı İstiklal Marşı dizelerini kaşıkla toplayıp tekrar ona yutturmuş mudur?
Öyle olmuş olmalı ki, Ekmeloğlu şimdi elinde "Atatürk ikonasıyla" resim çektiriyor, hem halka gösteriyor hem objektiflere...
Hani bir zamanlar "cesur yürek" ilan edilen bir kadıncağız vardı, kocası fotoğrafını çekip yabancı basına satabilsin ve de para kazanabilsin diye, elinde ikona gibi tuttuğu bir Atatürk resmini çarşaflı kadınlara gösteriyordu...
Kim demiş Ekmeloğlu politikayı bilmiyor, siyasette acemi diye? En basit, en ucuz, en düşük "kasaba politikacılığının" düzeyini hemen benimseyiverdi... Bu seçimi kaybedince onu gelecek sene CHP milletvekili olarak görmek isteriz.
Kahire ilimizden.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.