YAZARA MAİL GÖNDER Alamazsan yan gelir

YAZARLAR

Kış kışlığını, kuş kuşluğunu, yokuş yokuşluğunu, postalcı gazete de postalcılığını yapar: Bu sefer de Doğu Perinçek'in programını ballandırmışlar.
O partinin adı İşçi Partisi'ydi, değişti, Vatan Partisi oldu, biliyorsunuz. Partide bu kez karta kaçmış tiyatrocular ve işi bitmiş gazetecilerden çok emekli subaylar ağırlıkta... Geçen seçime girmemişlerdi, bu sefer "Türkiye'yi kurtarmak için" en az beş milyon oy istiyorlarmış.
Bildirgelerinde, kredi kartı borçları silinecek falan filan gibi malum teranenin dışında, iki şey dikkatimizi çekti.
Bir: Her ere ve erbaşa ayda bin lira "onur payı" dağıtılacakmış.
Eh, ordu iktidara dönecekse, eratı da bundan "nemalandırmayı" ancak şimdi akıl edebilmişler! Ben onların en şanlı dönemlerinde, 12 Eylül döneminde dört ay erlik yaptım, maaşım 33 liraydı... Bizim günahımız neydi?
İki: İktidara gelirlerse, "Yunanistan tarafından işgal edilen 152 adamız barışçıl yollardan Türkiye'ye kazanılacakmış!"
Buyurun, nur topu gibi bir meseleniz daha oldu.
Nasıl olacak bu iş, Çipras tatlı dil güler yüzle ikna mı edilecek yoksa parayı bastırıp mı alacağız?
Hadi bakalım, federasyon isteyen HDP'ye, uçan balon isteyen CHP'ye, ada isteyen de Vatan Partisi'ne oy versin!
Ada mada derken unutmayın ha, gelirlerse bankalardaki döviz hesaplarınıza da el koyacaklar, genel sekreterleri doğrulamıştı.
Devlet Bahçeli'nin geçen gün belirttiği gibi, "cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah'ım!"

***

Meclisin 23 Nisan resepsiyonu "sönük" geçmiş... Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı'nın İstanbul'da işleri varmış, katılamamışlar. Başbakan sonuna yetişmiş. Kılıçdaroğlu rahatsızmış, gidememiş. HDP'den hiçkimse uğramamış, hükümetten de hepi topu beş bakan varmış.
TBMM, kendi doksan beşinci doğum gününü ciddiye almamış.
Kimisi Regaib Kandili'ne, kimisi seçim çalışmalarına bağlıyor.
Bazı arkadaşlar da "niçin 23 Nisan'larda heyecan yok" diye soruyorlardı...
Sakın, topla tüfekle "bağımsızlık bayramı" olarak kutlanması gereken o günü sulandırıp "çocuk bayramına" çevirdiğiniz için olmasın?
Yoksa, sonradan tek kişinin ve tek partinin hâkimiyetine girmiş, muhalefetin kapısından sokulmadığı bir meclisin kuruluş yıldönümüne "bürokratik hâkimiyet bayramı" demekten utandığınız için mi "milli hâkimiyet bayramı" demiştiniz?
Lafı çevirip "ulusal egemenlik" deyin, belki katılım artar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.