YAZARA MAİL GÖNDER Son kullanma tarihi varmış

YAZARLAR

Değiştirmeye karar vermişler.
Çünkü bayatlamış, bozulmuş, "raf ömrü" dolmuş, SKT'si geçmiş.
Üretim tarihi de 2010 herhalde, kaset fabrikasından!
Kılıçdaroğlu hakkında böyle konuşuyorlar. Ayıptır yahu.
Konuşanlar, nasyonal sosyalistler. Hani Yunanistan'dan ada isteyenler. Bunların iki çeşidi var, biri 16 ada istiyor öteki 152... "Az adacılar" ve "çok adacılar" şeklinde iki fraksiyon.
Haa, bir de Ermeni öldürmekle yetinmeyip şimdi de Çinli öldürmek isteyenler var tabii. Albızlar alası! Kırmızı urbalılar! Bin kunduz!
Pardon, Baltalı İlah Zagor başka kıtada faaliyet gösteriyordu, ben Camoka Yiğit'le karıştırdım.
Kendi partileri her yüz kişiden birinin de ancak üçte birinden oy alabilince (iki kol ya da iki bacak eder), dikkatlerini gene "kardeş parti" CHP'ye çevirdiler.
Gerçi CHP'den kovulmuşlardı ama (Ülker Hanım evinin kadını, Rüstem Bey üniversitesinin akademisyeni oldu), akılları da dön dolaş hep CHP'dedir.
Kılıçdaroğlu'nu değiştirmeyi daha önce de düşünmüşler, yerine adam bulamamışlardı (vakitsiz öten bir siyasi horoz kendi şansını sıfırladı.)
Gene adam yok ama maksat sayfa dolsun...
Kılıçdaroğlu, "tekrar seçim" olursa oyunu bir-iki puan arttıracağını söylüyor, biz gülüyoruz, onlarda gülme yeteneği olmadığı için gülemiyorlar.
Fakat Kılıçdaroğlu'nun her seçimi kaybettiğini hatırlıyorlar. (Hay Allah, Deniz Baykal da kaybediyordu.)
Üstelik her seferinde "yüzde 35 alırım, yüzde 45 alırım" şeklinde bir "uçma" alışkanlığı da var.
"İstifa ederim" deyip sözünü tutmama huyu da cabası.
Kurultay yaklaşıyor, kurultay yaklaştıkça da postalcılar heyecanlanmaya başladılar. "Erdoğan'ı deviremedik bari Kılıçdaroğlu'nu devirelim" çabaları öne çıkacak.
Eh, Bahçeli'ye son gelişmeler üzerine küfür etmekten başka bir şey yapamadıklarına göre...
Demiştim, kurultay neşeli geçecek... Ziller, pullar, şallar, tüller hazır, iskemle rakkasını bekliyor (lütfen ayakkabılarınızı çıkarınız.)
Kılıçdaroğlu kendini kurtarabilmek için "ne olursa olsun herhangi bir koalisyona bir şekilde bir ucundan tutunabilme" gayreti içinde ama olamayacağını da görüyor. Buna rağmen en önemli bakanlıkları istemek gibi bir de pişkinliği var.
Hürriyet ve istiklal Mustafa Kemal'in karakteridir, pişkinlik ve vurdumduymazlık da Kılıçdar Kemal'in siyasi karakteridir...
Neşeli geçecek olan kurultayı büyük bir ihtimalle gene o kazanacak. (Murat Karayalçın henüz susuyor, bekliyor, çünkü siyaseti Metin Feyzioğlu'ndan çok daha iyi biliyor.)
Ya o arada tekrar seçim olur da AKP kazanırsa?
Olan da "megakent projesine" oldu, yurt dışından doktoralı yirmi beş bin vatan evladı açıkta kaldı. Bari askere alın, sonra da evlendirirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.