YAZARA MAİL GÖNDER AKP-Bağımsızlar koalisyonu!

YAZARLAR

Heyecanlanmayın, kurulacak olan hükümet alt tarafı iki ay ömürlü bir "koltukları boş bırakmama" hükümetidir. Yalnızca "marke etmek" üzere...
Güvenoylaması da yok.
Zaten bu sıcakta heyecanlandığınız falan da yok ya...
Adı seçim hükümeti.
Seçim 1 Kasım'da.
Yasa gereği adalet, içişleri ve ulaştırma bakanları zaten bağımsız olmak zorundalar.
CHP ve MHP katılmayacaklarını açıkladılar. HDP balıklama atlıyor...
Hiçbir partiyle hiçbir koalisyona yanaşmayan HDP seçim hükümetine takla ata ata dalıyor...
Karşısındaki kişiler de enayi olmadıkları için, HDP'ye "boş bakanlık" verilecekmiş. Bakanlıkların en boşu devlet bakanlığıdır ama o tarihe karışmış bulunuyor.
Yani, HDP'ye verilecek hepi topu 3 bakanlığın "içi boşaltılacak", görev ve yetkileri tırpanlanacak, bunlar başka bakanlıklara bölüştürülecek.
Bunlar da herhalde tarım ve hayvancılık, köy işleri, orman, çevre falan olur.
Aslında sanayi ve teknolojiyi vermeli ki boylarını geçsin, apışıp kalsınlar...
Buralarda bile kadroları ele geçiremeyecekler çünkü en basit atama bile başbakanın onayına bağlanacak.
Yani PKK elemanları bazı belediyelerde olduğu gibi bakanlıklarda da yuvalanamayacaklar.
HDP bu fuzuli işgal adaylarını bile "kendisi saptamak" istiyor, oysa bu da başbakanın yetkisi dahilinde. (Komediye bakın ki, bu görevler için tercih edilebilecek "ılımlı" adaylar arasında Celal Doğan ile Sırrı Süreyya Önder'in adları geçiyor! Bence Ertuğrul Kürkçü'yü de alın, samanlık gördü bir de bakanlık görsün.) Çok tantana ederlerse de kendilerine "hadi yürü" denecek, gene bağımsızlara dönülecek.
Bunların mebus olmaları da şart değil üstelik.
Önümüzde iki ay ömürlü bir "AKP-Bağımsızlar koalisyonu" var. Hiçbir icraat yapacağı falan da yok. Fetret devri bütün hızıyla sürüyor.
Fakat bu komedya da oynanmak zorunda, anayasa emri.
Başkanlık sistemi olsaydı bu saçmalıkların hiçbiri yaşanmayacaktı... Sapasağlam bir hükümet on iki aydır iş başındaydı...
Erken seçim falan da yoktu...
Seçimde dengeler değişmezse de, AKP-Bağımsızlar koalisyonu 2016 baharına kadar fiilen görevde kalır!
Yani muhalif basın amigoları gene avuçlarını yalarlar.
Fakat bu arada sorulması gereken soruları da lütfen sorunuz:
- Bazı bölgelerde özerklik ilan edeceğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin valisini kaymakamını tanımayacağını bildiren HDP, hangi yüzle o cumhuriyetin hükümetine bir ucundan girmek istemektedir?
- Aynı HDP hangi yüzle o devletin meclisinde hem de seksen kişiyle bulunmaktadır?
- Bu partinin seksen kişiyle o nefret ettiği devletin meclisine girebilmiş olması yeterince büyük bir başarı değil miydi ki PKK savaşı yeniden başlattı?
Dillerinden düşmeyen "çözüm süreci" lafının yerine "tam bağımsızlık" lafını koyunuz, mesele açıklığa kavuşur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.