YAZARA MAİL GÖNDER Ucube sistem

YAZARLAR

Hep söylerim: Türkiye'de bir insan tipi var, bilmez, bilmediğini de bilmez, öğrenmek de istemez, öğretene de kızar.
Buna "düşünmek istemeyenleri" de eklerseniz kaç milyona ulaşırsınız acaba?
İşte bir vatandaş... Belli ki Atatürkçü bir adam. Oyunu kime verdiği de herhalde muamma değil. Bir postalcıya mektup yazmış, o da almış zevkle yayınlamış.
Vatandaş diyor ki: "Erdoğan 'Mustafa Kemal'in uygulamalarında da başkanlık sistemi vardı' demiş. Hangi uygulama o, bilmiyoruz."
Ben kendisine yardımcı olmaya çalışayım.
Acaba, rejim değişikliğine kendi başına karar vermek ve bunu meclise "empoze" etmek olabilir mi? ("Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz.")
Yoksa, cumhuriyet istemeyenlere açık tehdit şeklinde olmasın? ("İhtimal bazı kafalar kesilecektir.")
Sakın, meclise aldırmadan başbakan atamak, istediği zaman onu da kovmak ve yenisini tayin etmek olabilir mi? Fethi Bey'i gönderip İsmet Paşa'yı görevlendirmek, günün birinde de İnönü'yü kovup Bayar'ı getirmek gibi?
Yoksa demokratik bir şekilde kendine halef vasiyetinde bulunmak, TBMM'nin iradesini yok saymak mıdır? ("Halk İsmet'i bir türlü sevemedi, benim yerime Mareşal geçsin.")
Herhalde "hem devlet başkanı hem parti başkanı olmak" değildir canım... Ne demekmiş partili başkan, hani nerede kaldı tarafsızlık ilkesi?
Yoksa yoksa, dış politikayı belirlemek, büyükelçileri, valileri, polis müdürlerini kendisi atamak, ordu tayin ve terfilerini kendisi yapmak ve başbakana "bunlara karışma" demek midir?
Bir de bugünkü, "başkanlık sistemi olmayan" mis gibi parlamenter sisteme bakalım: Cumhurbaşkanı YÖK üyelerini, üniversite rektörlerini, AYM üyelerini, Danıştay'ın dörtte birini, Yargıtay başsavcısı ve vekilini, Askeri Yargıtay'ı, askeri yüksek idare mahkemesini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu, TRT genel müdürünü bile seçiyor.
"Atatürk yaparsa iyi, Erdoğan yaparsa kötü" demeyeceğim.
Kenan yaparsa doğal, Ahmet Necdet yaparsa iyi, Tayyip yaparsa kötü!
Mektup yazan vatandaşımın gözlerinden öperim.

Bir hafta yokum!

Pek zorlu bir yıl geçirdik, politikacı yorgun, gazeteci yorgun, vatandaş yorgun...
Seçimde kepaze olan gazeteciler "stres atmaya" Barcelona'ya gidiyorlar, haklı çıkanlar nereye gitsinler, siz söyleyin.
Şaka bir yana, bir hafta izin rica ediyorum. Bu sayfada 2 Aralık Çarşamba günü yeniden buluşalım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.