Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bekliyorduk, işte uç verdi: Silindir gibi gelen başkanlık sisteminden kaçınamayacaklarını anlayanlar şimdi de o sisteme "takoz" aramaya başladılar. Bu takozlardan ilk akıllarına geleni de "senato" oldu.
Evren paşalarının bile artık gerek görmeyip kaldırdığı senato, başkana (siz Erdoğan'a anlayınız) "fren" olarak düşünülmeye başlandı.
Telaffuz da edildi bile: "Başkanı denetleyecek ikinci bir meclis" istiyorlar.
İşin matrağı, başkan da birinci meclis de belli bir partiden olursa, bu ikinci mecliste çoğunluğun başka partilerden "olabileceğini" hayal ediyorlar...
AKP hem başkanlığı hem birinci meclis çoğunluğunu sağlayacak ama, çıkmayan candan umut kesilmez, senato CHP'nin elinde olacak! Böylece başkan frenlenecek.
Seçmen deli olduğu için, senato sözkonusu olunca oylarını ikinci sandıkta "diğer" partiye yönlendirecek, "aha bunu da denetimci olarak seçtim" diyecek herhalde...
Senato, kaç kere yazdık ama gene yazalım, 1960 darbecileri tarafından "seçilmiş iktidarı denetleyecek bir bürokrasi kamarası" olarak düşünülmüştü.
Bir kısmını gene halk seçiyordu ama bir kısmı bizzat darbeci cuntanın kendi üyelerinden (sivilleri giymiş olarak!), bir kısmı da cumhurbaşkanının atadığı "seçkin" bürokrat ve gazetecilerden oluşuyordu...
Çünkü iktidar "cahil halkın cahil temsilcilerine" bütünüyle bırakılamazdı!...
Kenan Evren, eskisinden çok daha sıkılanmış bir bürokratik vesayet düzeni kurduğu için, ayrıca senatoya gerek görmedi, tarihin sepetine gönderdi.
Osmanlı'da senato vardı, 1876'da, sonra da 1908-1920 arasında...
Atatürk bunu kaldırmıştı.
1961'de yeniden koydular, 1980'e kadar yaşadı. Otuz altı senedir gene yoktur.
Madem "iyi birşeydi", yüce önder onu niçin kaldırdı?
Sıkı mıydı, adı konulmamış bir başkanlık sistemini fiilen uygulayan Atatürk'ü denetleyecek babayiğitlerin bir senato şeklinde biraraya gelmeleri?
Şapka devrimi meclisten geçiyor ama senatoda takılıyor mesela... Hadi yürüyün!
Sıkı mıydı, Milli Şef İnönü'yü frenleyecek bir senato olsun, örneğin liberaller ve sosyalistler de orada kümelensinler?
Milli Şef köy enstitüsü kuruyor, senato iptal ediyor mesela... Hadi yürüyün.
Şimdi senato koyarsanız oraya kimler doluşacaklar, emekli generaller mi, postalcı gazeteciler mi, karta kaçmış sivil bürokratlar mı?
Bu "kamaranın" bir kısmı atamayla gelmeyecekse, yani bürokrasinin "kalesi" olmayacaksa, tamamını gene halk seçecekse, bir meclis seçilirken bir ikincisini de ayrıca seçmeye ne gerek vardır?
Efendim, denetim...
Diyelim AKP milletvekili Ahmet Bey bir kanunu onaylayacak fakat onun can arkadaşı AKP senatörü Mehmet Bey "eh, benim işim de bu" diyerek geri gönderecek...
Hadi canım...
Şöyle bir sistem kurun, rahatlayın: Birinci kamarayı kazanan parti ikinci kamaranın seçime giremesin. Böylece siyaset bilimi derslerinde sizi "çeşit" olarak okutsunlar, mizah tarihine geçin.
Öbür türlü bu ikinci kamaranın kukaranın size bir faydası olmayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER