Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Başörtülü CEO

Araştırma şirketi Konda'nın genel müdürü Bekir Ağırdır, "kaçınızın yönetim kurulunda başörtülü kadın var" demiş. Kadın Platformu Zirvesi'nde bunu işadamlarına söylüyor.
"Girme ihtimali dahi yoktur" demiş.
Yoktur. Eskiden bırakın yönetim kurulunu, ancak şirketin "abdesthanesinde" çalışabilirdi! Şimdilerde kibarlık olsun diye "lavabo" diyorlar.
"Beyaz Türk" tabir edilen vatandaş, eskiden başı örtülü kadına ancak "annesi ya da anneannesi" olarak tahammül edebilirdi... Onlara da "cahildirler ama ne yapalım, severiz" gözüyle bakardı.
Türk'ün eşi de, bütün Batılılaşma çabalarına rağmen ne yapsa bir türlü eritemediği iri kalçasıyla, sokakta gördüğü çarşaflı kadına saldırıp çarşafını yırtardı. Özellikle bürokrat hanımları bunu görev bellemişlerdi.
Saldırıya uğrayan kadın örtüsüne eskisinden daha büyük bir şevkle sığınıyor ama onlar bunu göremiyorlardı.
Beyaz Türk'ün basını da başı örtülü kadını "magazin malzemesi" olarak değerlendirir. "Hanımağa iki portakal satarak başladı, holding kurdu" gibi röportajlara konu eder.
Şimdi görünürde bir özgürlük ve demokrasi havası esiyor. Havaalanında bilet kontrolu yapan başı örtülü bir kızcağız gördükleri zaman hemen küfür etmiyorlar, "aaa, bunlar 'modern' işler de yaparlarmış" diye şaşıp geçiyorlar.
Başbakan eşinin, cumhurbaşkanı eşinin örtülü olmasına da alıştılar.
Önce "şeriat geldi" sanmışlardı, baktılar ki on dört yıldır şeriatın geldiği meldiği yok.
"Bunlar bizi temsil etmiyor" dediler.
Elbette sizi temsil etmiyorlar, halkı temsil ediyorlar!
O hanımlar bunların kafalarındaki "first lady" kavramına uymuyor... Şuna Türkçe "hanımefendi" diyebilseler rahatlayacaklar ama bu ünvanın kullanılması da 21.06.1934 tarihli ve 2525 sayılı kanuna göre yasak ya...
Özgürlük ve demokrasi havası esiyor ama lafta...
Şimdi başı örtülü kadına ancak "kamu kuruluşlarında" tahammül edebiliyorlar, o da "ne yapalım, buraları AKP ele geçirdi" diye göğüs geçirerek...
Hiçbirinin yönetim kurulunda başı örtülü bir yönetici yoktur.
Çünkü yönetici kadın dediğin bara gider, beyaz şarap içer, rejim yapar salata yer, erkeklerle sidik yarışında sigara da kullanır. Pipo içen bile görülmüştür.
Eski cumhurbaşkanının hanımı da onlar gibi tabanı kırmızı Louboutin ayakkabı giyince resmini çekerler, alay ederler, bozulurlar, "haddini bil" derler, "sen kim, bizimle aynı markaları kullanmak kim?"
Adından başka halkla hiçbir ilgisi bulunmayan Cumhuriyet Halk Partisi halka "inmeye" karar verir, üyelerine genelge gönderir, "kadınların evlerine gidin ama içeri girerken galoş giyin!"
"Ayakkabınızı çıkarın" demeyi beceremez.
Anlama özürlüler için hemen belirtelim: Benim anam sağ, doksan yaşında, başı . Eşimin de başı açık.
Ne kimsenin başını örterim, ne kimsenin başını açarım.
Şu noktaya bir gelebilseniz Türkiye rahatlayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER