YAZARA MAİL GÖNDER Yok öyle yirmi beş kuruşa köşk

YAZARLAR

Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin dondurulması için "tavsiye" kararı aldı. Herkes biliyor ki bunun "bağlayıcı" bir niteliği yok.
Gene herkes biliyor ki bu karar uygulanmayacak, bu karara uyulmayacak.
Çünkü herkes biliyor ki Avrupalı yöneticiler, başta Angela Merkel olmak üzere, Türkiye ile görüşmeleri sürdürmekten, bağları hemen koparmamaktan yana...
Ya da şöyle söyleyelim:
Türkiye'nin Rusya'ya daha fazla yakınlaşmasını istemiyorlar. Bizi oraya iyice "itmekten" korkuyorlar.
Yani "oyalama" politikasının devamını istiyorlar.
Herkes biliyor ki karşılıklı bir "komedya" oynanıyor, bu oyun da daha yıllarca sürecek.
Bu "müzakereler" sonunda Türkiye AB'ye girebilecek mi?
Herkes biliyor ki, hayır.
Türkiye görüşmelerin sürmesini istiyor ama sonunda AB'ye gerçekten girmek istiyor mu?
Eskiden evet, şimdilerde hayır.
Peki, vize kalkacak mı?
Gene herkes biliyor ki hayır.
Üyelerinin ciddi ciddi "çıkmayı" tartıştıkları, birinin de çoktan çıktığı birlik...

***
Buraya kadarını, bırakın dış politika uzmanlarını falan, gazete okuyan her vatandaş biliyor.
Gazete okumasa da televizyondan ya da kulaktan biliyor.
Öyleyse niçin yaygara koparılıyor? Niçin "öldük, bittik, mahvolduk" edebiyatı yapılıyor? Niçin Türk insanına panik pompalanıyor?
Niçin dalga dalga "karamsarlık" yayılmak isteniyor?
Niçin alt tarafı bir tavsiye kararı "çok ağır bir yaptırım" diye pazarlanıyor?
Niçin Avrupa'nın eşek yüküyle ödüller yağdırdığı kaçak suçlu John Dündar "hürriyet kahramanı" havalarında göklere çıkarılıyorsa, ondan...
Niçin tek kitabını bile okumadan Aslı Erdoğan adında orta halli bir kızcağıza "büyük yazar" muamelesi çekiliyorsa, ondan...
Niçin "günahları kadar sevmedikleri" Ahmet ile Mehmet Altan kardeşler için "Çetin ağabeyin mazlum kuzucukları" edebiyatı yapıyorlarsa, ondan...
İktidara vurmak için.
Seçmenin bundan etkileneceğini sanıyorlar. Tövbe, aslında sanmıyorlar tabii, kavgayı çoktan kaybettiklerini ve hep kaybedeceklerini de biliyorlar.
Ama onca küfür ettikten sonra kolay kolay dönemezler.
İçlerindeki "kaşarlanmış dönme uzmanları" bile zorlanıyor.
Sonuçta, gitti gider Elmadağ sırtlarına kurulacak Doğan Konakları'ndaki beleş ve de havuzlu villa! Bekle ki CHP iktidara gelsin ya da "zayıf bir koalisyon hükümeti" kurulsun da inşaat başlasın. Kıyamete kadar beklersin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.