YAZARA MAİL GÖNDER "33 10"un ölümü

YAZARLAR

"Polis aldığı emri yerine getiriyor" amenna.
Lakin polis var polis var...
Polis müdürü var polis müdürü var...
Haydi gaz ve basınçlı su "rutin" ve yasal malzeme.
Sopalar neyin nesi? İzmir'de ve birkaç yerde daha sopalı sivil polislere de rastlayınca canım çok sıkıldı herkes gibi.
Meslekte 39 yılımın uzunca kısmı polis muhabirliğinde geçti.
Göz tanığı olduğum, görüp, görüntüleyip, yazıp sunduğum çok üzücü, acıtıcı, kahredici vakalar...
Elbette öyle olacak.
Adı üstünde: "Polisiye olay"...
Omurgası kan, şiddet, hiddet, çatışma, operasyon, ölüm, hatta katliamlardan oluşmakta.
Süreç içinde her polis muhabiri gibi benim de gazeteci-polis ilişkilerim bir dargın-bir barışık geçti gitti.

Aynı repertuvar

Bunca yıllık hukukumuzdan sonra hâlâ ahbaplık ettiğim her rütbeden emniyetçi dostlarım var. Lakin üzülerek söylüyorum ki, geçen hafta işte onlardan biri ebediyen ayrıldı aramızdan.
Her il emniyet müdürü gibi telsiz kodu aynı rakam olan Eskişehir'in sevilen "33 10"u Naci Kuru vefat etti.
Nicedir akciğerlerine zulmeden o sert hastalığa, geçen haftaya kadar "iyi direnmişti"
Naci Müdür.
Arkasından alışılmış hamasi nutuklar çekileceğini bekliyordum açıkçası. Valinin, belediye başkanının, gelebilmişse eğer o şehrin milletvekilinin, bazı kanaat önderlerinin güzellemeler yapacağını sanıyordum.
Çünkü daha önce vefat eden emniyet müdürlerinin cenazelerinde, repertuvar varmış gibi aynı şeyler söylenirdi artlarından:
"Aslandı, kaplandı. Çatal yürekliydi, pek kahramandı..."
"Fevkalade gözü pek, çelik disiplinli, şerire karşı şahin, babayiğit bir polis şefiydi."
"Vatandaşa karşı sevgili, müşfik, devletine saygılı, işini müdrik. İşte böylesine bir görev abidesiydi merhum müdürümüz."
Oysa daha Ağrı Emniyet Müdürü'yken tanıyıp, hem halka hem teşkilatına nasıl adil, dengeli, müşfik, düzgün davrandığını gördüğüm, kişisel olarak da çok sevip benimsediğim Naci Müdür'ü meğer Eskişehirliler de tam olarak kavramış, anlamış benimsemiş. Kısa süre önce kentten tayin olan Vali Dr. Kadir Koçdemir yıllarca görev yaptığı "33 10" için; "İçinizden şahitler bulunsun hükmünün şerefli bir karşılığıydı, adanmışlığın, her daim huzurda olma bilincinin yaşatıcısıydı.
21. yüzyılın Yunus Emre'siydi. Devlet denen dergâha hep dümdüz odun taşıdı.
Kendini tanıyanların doğru kalınabileceğine dair inanç ve güvenini pekiştirdi. Onun dostu olmak bu dünyadaki en değerli kazancımdır" dedi.
Kentin en büyük ve gözde ilçesi Odunpazarı'nın belediye başkanı Burhan Sakallı konuştu arkasından: "İyi adamlar, iyi atlara binip gittiler..."

Bir başka adam

Görüldüğü gibi, her emniyet müdürü meslek hayatını üstten alta emirleri astlarına geçirmek ya da durum karşısında bilgi, görgü, ihtisas, yetenek, yasa bağlamında hayata geçirtmek durumunda. Ama her yiğidin yoğurt yiyişi gibi her emniyet müdürünün de aldığı bir emri tatbik edişi, bir olaya yaklaşımı, sevk ve idaresi farklı olabiliyor.
Böylelikle bazı emniyet müdürleri, İzmir'de olduğu gibi sopalı sivil polisleriyle gündeme gelirken, bir gün sonra Antakya'da yine sivil sopalılar bir genci kafasını kırarak ölümüne sebep oluyor.
Naci müdür gibilerin ardından da ille odundan, sopadan bahsedilecekse; valinin dediği gibi "Devlet denen dergâha hep dümdüz odun taşıdı" deniyor.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.