YAZARA MAİL GÖNDER Yeşilçam'dan Altın Koza'ya

YAZARLAR

Sağlık nedenleriyle bir süredir yataktan değilse de hastane odasından çıkamamak televizyona iyice bağımlı etti beni. Oysa planlarım arasında önce Altın Koza sonra da Altın Portakal' a gidip izlenimler, haberler yazmak vardı.
Yine de şu 6-7 günlük tecrübemi paylaşayım.
Rahatlıkla söyleyebilirim ki; adını ilk kez duyduğum kanallarda oynayan eski Türk filmleri hayatıma yeni renk getirdi. Alıcı gözüyle seyredince meğer ne detaylar, ne hoşluklar eh bu arada tuhaflıklar da gırlaymış fark ettim.
Ürkütücü kadın ve adamlara takılıyor gözlerim mesela.
Hatırlayanlar söylesin öyleyse; hangi yılan gözler Aliye Rona kadar sokucu bakabildi ki tabiatta? Danyal Topatan'ın çirkinliği nasıl da bu kadar yakışıklı anı adası yaptı bir ölü aktörü?

Ofsayt Osman
Karakterler hayata benzerler, karşı duruş karşı huy sergilerlerdi. Hulusi Kentmen varsa Turgut Özatay
da olacaktı elbet.
Sami Hazinses'lerin, Salih Tozan'ların pamuk kalpleriyle yetinemezdi, yaşamın safra kesesi; Atıf Kaptan, Tarık Tekçe, Erol Taş yetişirdi imdadına.
Ne yazık ne yazık ki Suphi Kaner'i seyreden kuşaklardan geriye bir avuç kaldı nüfus haritamıza. Kendi kendini yetiştirmiş bir komik halk kahramanının kendi kendini yok edişindeki intiharda cümleten ölmüştük. Bayrağı Feridun Karakaya almıştı, Cilalı İbo olup parlatmıştı hüzüngen hallerimizi. Sonra (Kemal Sunal'dan az evveli yani) Sadri Baba çıktı âleme. Turist Ömer'imizle biz az mı gezdik Afrika'yı, İtalya'yı, Almanya'yı. Ofsayt Osman'ın son dakika şutunu kamu vicdanı adlı hakemle beraber mahkeme hâkimi de gol olarak kaydetmişti, gülerek ağlamıştık peeeh!..

'Dört yapraklı yonca'

Baba toprağım Adana'da Altın Koza Film Festivali başlıyor dedik ya, desteksiz bırakmak olmaz bu kadim festivali.
16-22 Eylül arası tam 215 film izlenecek desem nasıl kallavi bir etkinlik olduğunu anlarız değil mi?
Bu arada geleneksel yaşam boyu onur ödüllerinin oyuncular Çolpan İlhan, Demir Karahan ve İzzet Günay ile yapımcı Necip Sarıcı'ya takdim edilecek olmasına çok duygulandım.
Çolpan abla başta, bu dört ismin sinemaya neredeyse birer yaşam adadığı gerçeği var.

Birlikte oynasalar

Ardından da '4 yapraklı yonca'mız çıkacak sahneye.
16 Eylül akşamı, ülkemiz sinemasının dört yapraklı yoncası olarak kabul edilen Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın Adana'da olacak.
Ah ikna eden bir yapımcı olsa da bu 4 muhteşem kadın birlikte film çekseler.
Festivalin sunacakları bununla bitmeyecek. Akdenizli kısa film yönetmenlerinin filmleri görücüye çıkacak mesela.
Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması'nda ise, finale kalan 61 film, Bulgaristan'dan Zlatina Rousseva, Yunanistan'dan Patrice Vivancos, Belçika'dan Eric Ledune ve Sırbistan'dan Miroljub Vuckovic ve Türkiye'den Sevin Okyay tarafından değerlendirilecek.

Yeni yeni filmler

Festivalin dünya sineması bölümünde dünyanın çeşitli festivallerinden ödülle dönmüş pek çok eserin Türkiye prömiyerleri yapılacak.
Coen Kardeşler'in, Cannes'da yarışan ve Büyük Ödül'ü alan son filmi Inside Llewyn Davis'in de Türkiye'deki ilk gösterimi yapılacak olması keyifli durum.
Uzun lafın kısası, oldukça dolu, donanımlı, keyifli ve sarsıcı bir festival olacağa benziyor, haydi yolları açık ola...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.