5 günlük hava durumu
25 Mayıs 2011, Çarşamba
Erkekler ve anneleri
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Erkekler ve anneleri
Mayıs'ta deprem

Erkekler ve anneleri

Küçük çocuğa baktım, baktım... Şıp diye gelecekteki halini, karakterini, gençliğini, koskoca bir adam olup nasıl ruhunun "kısa pantolonlu" kalacağını gördüm.
Hayatı boyunca hem kendisinin çekeceği hem de başkalarına, özellikle de kadınlara çektireceği sıkıntılar bir film gibi gözümün önünde canlandı.
Hiç zor değildi.
Kahin olmaya gerek yoktu.
Sadece onu ve peşinde dolaşan annesini izlemek yeterliydi.
***

Baştan anlatayım.
Geçen pazar bir kır bahçesinde kahvaltıdaydım.
Anne babalarının kahvaltı keyfini uzatmasından sıkılmış kız çocukları vardı etrafta.
Yine de biraz ilerdeki "oyun alanı"nda kendi başlarına oyalanmayı becerebiliyorlardı.
Bir de hafifçe şımarık bir oğlan vardı.
Nasıl olmasın!
Hiç abartmıyorum; annesi bir saniye bile peşinden ayrılmadı.
Sürekli oğlunun ağzına lokma koydu! Oradaki kızlarla nasıl oynaması gerektiğini gösterdi! Oğlunun yüzü biraz buruştuğunda hemen müdahale etti; yüzü güldüğünde alkışladı.
Annenin bu çabasını uzaktan izlemek bile insanı yoruyordu, düşünün artık!
Çocuk o bir saat içinde sere serpe neşenin zerresini bile yaşayamadı; akranı kızlar gibi özgürce koşturamadı, oynayamadı!
En önemlisi de şu ki...
Hiç kendi başına kalamadı; oyalanamadı!
Çünkü her seferinde annesi yanında bitip durumu "dizayn" etti.
***

Bazı sosyal ve insani "felaketler" nasıl da tarafımızdan gayet basit ve kendiliğinden inşa ediliveriyorlar.
Bunu anlamak için psikanaliz ve pedagoji öğrenmeye falan gerek yok aslında!
Anneler bizim şefkat limanlarımız.
Onların sevgilerinin sınırsızlığı ve kucaklayıcılığı tartışılmaz!
Ama dünya "anne baba evi" değil.
Hayata gelince...
Şımarıklık ve sorumsuzlukla içinden geçip gittiğimiz bir oyun bahçesi olsaydı keşke ama değil!
O yüzden işte...
Artık anneler kendilerine sormalılar: Çocuğunu hep "kendine muhtaç" kılmak şefkat sayılır mı?
Çocuğuna kol kanat germek onu hiç rahat bırakmadan, hiç sorumluluklarla tanıştırmadan peşinde koşturmak mı?
Hani soruluyor ya...
Kadınları sevmek isteyen ama gizliden gizliye onlardan ürken, hatta nefret eden erkeklerin...
Annelerinden başkasına güvenmeyen...
En küçük zorluklarda annesinin imdadına yetişmesini; her kabahatini babasının temizlemesini bekleyen koca adamların...
Kaynağında ne var, diye...
Cevap açık aslında!
Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
"Güzellik" bu kadar çirkin olamaz! (23.05.2011)
Pazar notları: Ruhum kış, mevsimim yaz! (22.05.2011)
Şehirde roman okumak! (21.05.2011)
Toplum konuşmak için devletin susmasını bekliyor! (20.05.2011)
Erik, kiraz, karpuz (19.05.2011)
Yeni İstanbul... Müteahhitlerinki mi, benim hayalim mi? (18.05.2011)
Kutuplaşma... (16.05.2011)
Pazar notları: Küçük kırgınlıklar (15.05.2011)
Miyalji (14.05.2011)
Kaset siyasetinden şikâyete hakkınız var mı? (13.05.2011)
ARŞİV