YAZARA MAİL GÖNDER Uyanmak...

YAZARLAR

Kalplerinde inançla uyanan ve günü kendi üzerlerine doğuranlar...
Hiç alamadıkları uykularını bırakıp tatlı bir telaş ve sevinçle güne uyanan taze anneler...
Hep uykusuz şairler ve elbette âşıklar...
Servis araçlarını bekleyen mahmur ve mahzun işçiler...
Onlar sabah vaktiyle kardeştir.
Şimdi tam bu noktada...
Elinde "Sapanca'dan getirdiği bir sepet elmayla" Haydarpaşa garına inen Turgut Uyar'ın heyecanını hatırlamamak mümkün mü?
"Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim/ Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam/ Uykudan uyandırsam seni/ Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten/ Fabrika düdükleri ötmededir."

***
Fakat günümüzün her önümüze çıkanı yıkıp geçme, kendimizi ve başka ne varsa hepsini tüketme çarkında ve koşturmaca dünyasında sabahlar da karakter değiştirdi.
Sabah vakti artık şiirlerin, şarkıların, hikâyelerin ve binlerce yıllık bilgeliklerin anlattığı gibi bir şey değil.
Dinginlik, denge ve doğum duygusundan çok kaotik bir telaş ve tedirginlik hâkim şimdiki sabahlara.
Alarmla uyandırılan bir dünyanın güne iyi başlaması mümkün mü?
Hayat çoktan "acil durum" olmuş da, biz hâlâ farkında değilmiş gibi yapıyoruz.

***
Geçen gün minik bir kitap çıktı karşıma: "What The Most Successful People Do Before Breakfast."
Yazar Laura Vanderkam yememiş içmemiş iş hayatında çok başarılı olmuş kişilerin kahvaltıdan önce ne yaptıklarını araştırıp yazmış. Eh ekmek var bu işlerde!
Yakında Türkçe'ye de çevrilir. Belki çevrilmiştir de, haberim yoktur.
Pes, dedim içimden, şu sabah vaktinin yakasını bırakın bari! Ama boş şey böyle söylenmeler!
"Bu sabahların bir anlamı olmalı" diyen şarkıya kaç kişi kulak veriyor ki!
Günün getireceği bir "başarı" olmalı!
Şimdi parayla pulla ve sağlıkla ölçülen "başarı"dan başka bir şeyin anlamının olmadığına inanılıyor.

***
Bir kitapçıda "kişisel gelişim ve başarı kılavuzu kitaplar"ın bulunduğu rafların önünde karşılaştığım tanıdığım, ben hiç öyle bir soruya yeltenmemiş olmama rağmen, "çok faydası var bu kitapların" demişti.
Laura Vanderkam'ın bu kısa kitabını o "fayda"sını merak ederek okudum.
Ne öğrendim?
PepsiCo'nun CEO'su Steve Reinemund mesela her güne 5'te uyanıyor, dört mil koşuyor (nereye, diye sormayın, başarıya tabii!) ve biraz meditasyonun ardından ailesiyle kahvaltı edip şirkete gidiyormuş. Diğer CEO'lar ortalama 6'da kalkıyor, aynı şeyleri yapıyor.
Tabii küçük kızının kahvaltısını hazırlamayı çok "özel" bir şey gibi anlatanlar da var.
Ama dikkat! Buna ayrılan zaman dilimi dakiklikle belirlenecek; on beş dakika, yirmi beş dakika gibi! Modern başarı kültürünün dikiş yeri burası zaten!

***
Uyanmak...
Sözü, sözcüğü bile güzel!
Ama söyleyin bana...
Hiçbir şeye "uyanamadan" güne başlamak hak mıdır?
Her sabah o kalpsiz, o köksüz koşturmacaya uyanmak, gerçekten "uyanmak" mıdır?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.