YAZARA MAİL GÖNDER Kedim guruldarken

YAZARLAR

Yoldan gelmiştim. Uykusuz ve yorgundum. Kaslarım bir parça uyku için yalvarıyordu fakat zihnimi durdurmakta zorlanıyordum.
Bir an başım döner gibi oldu. Bir kuyudan içeri doğru çekildim.
Tamam işte! Uyku nihayet bir yorgan gibi üstümü örtmeye hazırlanıyordu.
O sırada minik kedim yatağa atladı.
Sonra, ah sonra...
Nasıl bir armoniydi bu Yarabbim! Nefes alırken başka, verirken başka bir sesle gurulduyordu. (Meraklısı için not: Öyle yüksek perdeden gurulduyor ki, buna asla "mırıldama" denemez!)
Şimdi ne yapacaktım?
Uykuya ölesiye açtım. Ama bana sözlere dökülemeyecek kadar içten bir dille "iyi ki buradasın; yanında öyle iyiyim ki!" mesajı veren bu guruldama öyle güzeldi ki!
Söyleyin, kaçımız bu mesaja sırtını dönebilir! Hafifçe doğruldum yatakta. Ellerimi başımın altında birleştirdim ve karnıma yerleşen kaşık suratlı, uzun bacaklı, minik gövdenin kocaman sesini dinlemeye başladım.


***

Kediler, hele dişi kediler yavrularına, sevdiklerine ve kendilerini sevdirmek istediklerine guruldarlar. Bu yolla "şükür, çok iyiyiz" der gibidirler. "Burada olmamız ne güzel" der gibidirler.
Biraz da (son bilimsel araştırmaların da desteklediği gibi) "haydi şimdi şuraya uzanalım da, ağrılarımızı dindirelim, hasta yanlarımızı iyileştirelim" diye guruldarlar.
Peki nasıl olur da guruldarlar, konusuna girmemi beklemeyin.
Herkes o kalıplaşmış cümleyi ezberlemiştir: "Bilim henüz kedigillerin guruldamasının fizyolojik sürecini çözememiştir."
Çünkü guruldamayan hayvanlardan farklı bir organları ve fizyolojik yapıları yok kedilerin! Yine de o eşsiz tecrübeyi yaşayan herkes şunu bilir: Bilimin ne deyip ne diyemediğinin pek önemi yoktur; önemli olan o an gurulduyor olmalarıdır!

***

Ses öyle bir şeydir ki, kısa süre sonra çıktığı gövdeden bağımsız bir varlığa kavuşur. O yüzden derin bir fizikötesi etkiye sahiptir.
Her ses uzayda kendine başka sesler arar. Onlarla buluşur, sevişir, birleşir.
O yüzden mutlu bir ses tattığımız başka mutlulukları; küskün bir ses bütün küskünlükleri, öfkeli bir ses birikmiş bütün öfkelerimizi çağrıştırır.
Minik kedim gecenin bu vakti guruldarken de aynı şey oluyor.
Ormanların gümbürtüsü diniyor sanki. Rüzgâr duruyor. Denizin dalgaları uslanıveriyor.
Sevmek, her şeyden çok, dinlemek demek!
Sevgilinin saçlarının hışırtısını, nefes alıp verişini, sözlerinin anlamsız melodisini dinlemek!
Uykuya dalmadan önce içimden şöyle geçirdiğimi hatırlıyorum: "Gündem falan dinlemem, ben bunu yazarım!"

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.