YAZARA MAİL GÖNDER Pazar notları: Kaçış yok!

YAZARLAR

Sevgili hep iki kişidir! Biri yanı başımızdaki hali, diğeri uzaktaki hali... Ve bu "iki kişi"yi her zaman farklı severiz.

***

Gündelik hayatımızda seçim yapmaktan ürker, mümkünse kaçarız. Kararsızlıktan değil elbette! O kendimize söylediğimiz yalandır. Gerçek sebep sorumluluk alma korkumuzdur. Çünkü her tercih kendi sorumluluğuyla gelir! Ama yıllar geçer ve sonunda anlarız ki, bütün bu "kaçışlar" kişiliğimizi belirleyen "seçimler" olup çıkmışlar. Yani her halükârda, kaçış yok!

***


Modern yalnızlık, hatta koyu bir terk edilmişlik hissi: Gün boyunca kısa mesaj sinyali vermeyen bir cep telefonu...
***

İnsan bazen kendi sesinde bir "yabancı"yla karşılaşır. Şaşırır. Mutsuzdur ama sesindeki o mutluluk tınısı, o kıpır kıpırlık neyin nesidir! Ya da en korkak anında sesindeki cesarete ne demeli! "Bu işte bir tuhaflık var" hissine kapılır insan. Oysa yoktur. Sesin, sesimizin bizimkinden başka bir "yaşantısı" vardır. Bunu en iyi radyocular bilir. Pessoa bir şiirinde bu farkın altını şöyle çizer: "İçeri girip pencereleri kapatıyorum/ lambayı getiriyorlar ve iyi geceler diyorlar/ sesim de, mutlu, iyi geceler diyor;/ ah, hayatım hep böyle geçebilse keşke."
***

İnsan kahveyle kendini, çayla dünyayı seviyor.
***

Saflık belki ama bunu hiç anlayamadan bu dünyadan gideceğim sanırım: Nasıl oluyor da müzikli lokallerde kadınlı erkekli gruplar, sevgililer, eşler falan birbirlerine bakarak ve avaz avaz neşe içinde "unut sevme beni" diye şarkılar söylüyor ve devamını oynayarak getiriyorlar: "Bu aşkın sonu, ne yazık ki hicran, gözyaşı dolu!"

***

Dolunay bir mucize... Her ay tekrarlanan ve asla sıradanlaşmayan bir mucize.
***

E. Levinas ne diyordu: "İyilik, çağrıya yanıt vermektir. Ben buradayım, demektir." Oysa günümüzün global nasihati açık: "Kulaklarını tıka, önüne bak, yoluna git!" O yüzden iyilik gitgide bir eylem olmaktan çıkıp bir inanç haline geliyor. "Kayıp Cennet"e duyulan inanç!
***

Güvenilmeyecek kişiye güvenmediğinizde kimse sizi ayıplamaz. O halde söylesenize... Neden kendinize güvenmediğinizde uygunsuz bir şey yapıyormuşsunuz gibi davranılıyor?
***

Kadınlar hatırlayarak, erkekler unutarak yaşarlar. Kadınlar hatıra biriktirir, erkekler unutkanlık.
--------------------------------------------
(NOT: Bugün eskilere dönüşün son günü... Baktım pazar günleri kısa kısa notlarımı köşeme taşımaya 2007 Nisan'ında başlamışım. Aklımdan geçenler, bir köşe yazısı veya hikâye boyutuna ulaşamayacak notlar, okuduklarımın bende esinlendirdiği fikirler... Başlayalı altı yıl olmuş. Bugün 2007'nin ilk notlarından bir derleme yaptım.)


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.