YAZARA MAİL GÖNDER Başarı... Bal demekle ağız tatlanmıyor!

YAZARLAR

Adam "çekirdekten girişimci" denilen tiplerden...
Almanya doğumlu, Kanada vatandaşı.
Bugün 64 yaşında.
10 yaşında babasını kaybedince çalışmak zorunda kalmış. 19. yaş gününü cebinde bir milyon dolarla kutlamış.
1970'lerden beri Hong Kong'da yaşıyor.
Uzakdoğu'nun para babalarından Allan Zeman'dan söz ediyorum.
Ne oluyoruz, demeyin! Zenginleri pohpohlayan, züğürtlerin zihnini yoran bir "kişisel gelişim" yazısı döktürecek halim yok!
Fakat kendisine "Başarı nedir?" diye soran tv sunucusuna Zeman'ın hafifçe geriye çekilip gözlerini kısarak "geceleri mışıl mışıl uyumak!" cevabını verişine takılıp kaldım.
Bu muydu yani? Bunun için mi Allan Zeman küçücük yaşlardan beri ticarete bin türlü takla attırıyor?
Az önce gözlerinin çevresindeki hırs küpü çizgileri iyice belirginleştirerek gülüp "sadece first class şeyler yapmak için çaba gösteririm" diyen o değil miydi!

Size de sevgili okurlar, sormak istiyorum: Popüler kariyer ve başarı kültürünün bu pis numaralarını daha ne kadar yutacağız?

***
Geçen gün bir sohbet arasında aramızdaki gençlerden biri "insan sevmediği bir alanda başarılı olabilir mi?" diye sordu.
Akranları ilk önce "tabii ki, olamaz!" dediler. Sonra birden hepsinin gözlerinden bulutlar geçmeye başladı. Sanki boğazlarına bir yumruk gelip oturdu.
O an anladım. Etraflarında "başarılı" diye bilinenlerin çoğunun başarıdan başka hiçbir şeyi sevmeyen tipler olduğunu hatırlamışlardı.
Yoksa işini sevmekle başarılı olmak arasındaki bağ medyatik bir kurgudan başka bir şey değil miydi?
Hiç aklına gelmeyen işlere mecburen kalkışan ama başarılı olunca birdenbire yaptığı işi sevdiğini keşfedenlere (!) inanacak değillerdi ya!
Genç arkadaşlarım ilk tepkilerinin ardından önce sustular, sonra konuyu değiştirmeyi tercih ettiler.
***

Yalın bir gerçek gözlerden kaçırılıyor: Başarı kıtlıkla mümkündür.
Yani AVM kitapçılarında kapış kapış giden "nasıl başarılı olunur"; "on adımda başarmak" gibi adlara sahip kitaplar baştan aşağı palavradır.
Yani herkese yetecek kadar "başarı" yoktur. Olsaydı, adı "başarı" olmazdı!
Hem "başarılı kariyer" dediğimiz nedir?
Asıl o tanımla hesaplaşmalı!
İşten çıkartılmamak mıdır mesela? Doğrusu, bazı koşullarda bu başlı başına bir "başarı" sayılmalıdır!
Çalıştığı işte tepelerde olmaya gelince...
Yeni bir araştırma gösterdi ki, çalışanların yarısına yakını yöneticilerini "başarısız" ve "zavallı" buluyormuş.
Gel de bıyık altından gülme!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.