YAZARA MAİL GÖNDER Oylar kimin cebinde?

YAZARLAR

Türkiye' yi yakından takip eden yabancı bir gazeteci olsaydım...
Sırf sürekli bahse girip kazanmanın keyfi ve sosyolojik sınamaların heyecanı uğruna daha sık seçim yapılsın isterdim.
Ama benim durumumda payıma şaşkınlık düşüyor.
Nasıl oluyor da, merkez medya gibi yenilen pehlivanlar güreşe doymuyor?
Nasıl oluyor da hiçbir seçimden bir gram ders çıkarmayanlar siyasetin tepe noktalarında kalıyor?
Kaç seçim daha gerekiyor ki...
Millet yerine devletin ağzından konuşmanın sandıkta karşılığı olmadığı bilinsin!
Kaç seçim yapılmalı ki...
Belli çevrelerin desteklediği adayların sandıkta hiçbir karşılıklarının olmadığı anlaşılsın ve o çevrelere hiç yakın durulmasın!
Şimdi bakıyorum, Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarında da aynı hatalar devrede.

***

Geçen gün Sayın Abdullah Gül şöyle dedi: "Başbakanla konuşacağız. Başka adaylar da söz konusu olacaktır. Neticede Türk halkı karar verecektir. Hiç kimse şimdiden bu benim cebimde dememelidir."
İnsan merak ediyor, "bu benim cebimde" diyen veya düşünen kim?
Sayın Gül yoksa Başbakan Erdoğan'ı mı kastediyor?
Dün Markar Esayan ilginç bir çakışmaya dikkatimizi çekti. Fehmi Koru geçen günkü yazısında aynı cümleyi kullanmıştı: "Demokratik süreçte halkın oyu kimsenin cebinde değildir."
Doğan grubu yazarları da benzer ifadeler kullanıyorlar.
Şunu söylemek zorundayım...
Halk, bu tür sözlerde "atama" iması seziyor. İşine karışıldığı duygusuna kapılıyor. Bu bir.
Kendi tercihine karşı tavır alındığını düşünüyor ve sandıkta bu tavrı alanlara karşı sert bir cevap veriyor. Bu da iki.
Şimdi söyleyin, Erdoğan "aday olmayacağım" deyinceye kadar, seçmen çoğunluğunun teveccühünün Erdoğan'a yönelik olduğunu kim inkâr edebilir!
***

Bakıyorum da...
Geçmişte Gül cumhurbaşkanı olduğunda kendilerini yerlere atıp "benim Cumhurbaşkanım bu adam olamaz!" diye tepinen malum çevreler şimdi Erdoğan'ın önünü kesecek ümidiyle Gül'ün adaylığına sempatik yaklaşıyor, destek veriyor.
Hem demokratik hak ve hevesleri, hem de bitmez tükenmez hesaplarının bir parçası. Nihayetinde onların bileceği iş.
Fakat bir nokta önemli...
Cumhurbaşkanını bu kez halk seçecek.
"Eski Türkiye"nin ve medyasının bir adayı desteklediği aşikâr olduğunda, o kişinin sandıktan çıkma şansı yok.
Yakın dönem siyasi tarihimiz defalarca bu gerçeği önümüze getirip koymadı mı?
Peki tartışmasız biçimde iyi ve itibarı yüksek bir Cumhurbaşkanlığı sürecini tamamlamak üzere olan Gül bunları bilmez mi?
Herhalde bilir. Bilmeli.
Oylar kimin cebinde tartışmasına bir de bu yönden bakmalı bence.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.