YAZARA MAİL GÖNDER Yeni kolonyalizm... Benzerlerini arayan batı medyası!

YAZARLAR

On yıl öncesine kadar falan Batı medyasından birileri gelip kapımızı çaldığında...
İstedikleri tek şey vardı: "Bizi halkın içine sok!Gelenekleri, görenekleri bozulmamış, inançları gündelik hayatın dünyevileştirme hızına ayak uydurmamış kesimlerle tanıştır!"
Uluslararası medyada az çok "Ortadoğu uzmanı" olarak öne çıkmış bazı isimler vardı ki, özellikle Türkiye'deki İslami cemaatlerle tanışıklığı olan gazetecileri arar bulurlardı. (O dönem bu servisleriyle sivrilmiş ve bugün yorumcu olarak ün yapmış bazı gazetecilerimiz olduğu malum.)
Belki doğrudan Nâzım'ın şiirindeki gibi "Tevekkül, kısmet, kafes, han, kervan, şadırvan, gümüş tepsilerde rakseden sultan!" peşinde değillerdi, o devir çok eskide kalmıştı ama zihinleri aynı oryantalist kurguya dayanıyordu.
Farklı bir Doğu, farklı bir Türkiye, farklı bir Ortadoğu vardı ve onlar o büyüleyici "fark"ın içinde kendilerine müttefik arıyorlardı.
Çoğu solcuydu ve bizim sol zihniyetin "devletin kurucu ideolojisi" ile sakatlandığını doğru tespit emişlerdi.
Batı'nın sekülerizmi abarttığını ve bu durumun Batı dışı toplumlarla insan hakları düzeyinde bile iyi bir ilişki kurulmasını engellediğini düşünüyorlardı.
Dedim ya, nihayetinde oryantalisttiler. Antropolojik bir soğuklukla egzotik sıcaklığı yan yana getirip Türkiye'ye öyle bakıyorlardı ama bizim aydınımızla kıyaslandığında halkı çok daha iyi tanıyorlardı.

***

Bugün o adamlardan eser kalmadı!
Batı medyasının eski anlı şanlı "Ortadoğu ve Türkiye uzmanları" birer birer yok oldular. Tek tük kalanların da sesleri kısıldı.
Hakikat arayışı bitti.
Artık işbirlikçiler ve benzerler revaçta.
Şimdiki tablo geçenlerde "Yeni kolonyalizm" hakkında bir başlangıç olarak yazdıklarımı destekleyecek niteliktedir.
Artık Türkiye'den haber geçen Batılı gazeteciler için "farklı renkler ve bilgiler"in hiç önemi yok.
Onlar kendilerine benzer Türkler; kendileri gibi yiyip içen, eğlenen, düşünen insanlar ne diyor, ne anlatıyorsa, hemen Londra'ya, Berlin'e geçiyorlar.
Zaten Batı medyasının kodamanları bizim plaza medyacılarıyla kayakta, yatta, plajda...
Genç ve acemi gazeteciler ise Galata'da kiracı. Günleri Karaköy ve Asmalımescit'te "Erdoğan nasıl düşürülür?" sohbetlerinde geçiyor.
Onların gözünde bir "solcu" artık siyasal bir duruş ve dünya görüşü değil, "hayat tarzı Batılı gibi olanlar" anlamına geliyor. Bu türden arkadaşlarını pohpohluyor, gerisini de dert etmiyorlar.
Şimdi bu anlattıklarımı bir kenara koyun, dursun.
İlerde yine yeni kolonyalizmin düz ve saldırgan dünyasını konuşurken lazım olacak!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.